Prof.Dr. Sabiha Paktuna Keskine'e göre ilk bir buçuk yaş oral dönemdir, bu dönemde bebek bir süt çocuğudur.Sadece anne sütü alsa bile olur. (Bunca "ne yedirsem" telaşı kuru gürültü o zaman)Aslında anneler 6. aydan itibaren bebeklerine beslenme eğitimi verirler.
Pütürlü gıdaları parmakları ile tattırarak,
Katı gıdaları kaşıkla yedirerek bir çeşit eğitimden geçirirler. Aynı zamanda sofra adabını da verirler.
Bizim doktorumuz Prof.Dr.Ayça Vitrinel'e göre ise sofra adabı 1.yaş ile birlikte erilmeye başlanmalı, her sofrada en az 2 çeşit yemek bulunmalı, çocuk ana yemekten sonra devam edeceği 2. bir yemeğin olduğu anne-baba öğretmelidir.

Bu bir buçuk yaşta
temel güven ve
oral dönem tatmini çooooooooooook önemlidir.
İlk 8. ve 10. ayda çocuk çevreyi 5 duyu ile algılar yine
Keskin'e göre.10. aydan itibaren ise nesne takibini öğrenir.
Düşen oyuncağını izler vb...
Burada annenin önemi eşsizdir.Anne herşeydir,besleyen, temizleyen,uyutandır ve yokluğu ölüm acısı yaşatır. Bebekler 3 yaşına kadar annelerini kendisiyle özdeşleştirir, bir bütün olarak görür.Anne çocuğu bırakıp gittiğinde feryat figan ağlaması bu yüzdendir ve çok doğaldır.Üç yaşından sonra annenin kendinden ayrı olduğunu farkeder ve "anne gitse de döner" diye düşünür.
1.5 yaşındaki çocukların annelerinden ayrılmaları çok travmatiktir bu 2.5 lu yaşlarda azalır ancak 3. yaşa yaklaşırken yine tavan yapar.Sonra azalır...
Eğer bunu tolere edemiyorsa, anne geldiğinde şu tepkileri veriyorsa bir sorun var demektir:
Hırçınlık,
Uykusuzluk,
Annenin yatağında yatmak,
Gece uyanmak vb...
Bu gibi durumlarda çocuk
"sen beni bırakıp gittin ve bir daha gidersen geri dönmeyebilirsin" kaygısı yaşamaktadır.Pedagojik olarak yada bir çocuk psikiyatrından yardım alınmalıdır.
Daha da dikkat edilmesi gereken bir durum:
Eğer anne sık sık gidiyor ve çocuk bunu tolere edemiyorsa...Çok dikkatli okuyalım:
İçine kapanmışsa,
Çevresindeki uyaranlara çok az cevap veriyor,hatta ilgilenmiyorsa,
İletişim azalmışsa,
Kendini uyarmaya başlamışsa( sadece kendisi ile ilgileniyorsa)
dikkat, bunlar
otizm işaretleri olabilir :(
Lisan gelişimi geri ise,
Öpücük,
Bye bye yapma,
Çatal kaşık kullanma,
Taklit yapma,
gibi davranışlarda normalin altında bir seyir varsa...bir uzmana danışılmalıdır. Yeni girilen çevrelerde uyum güçlüğü yaşıyorsa, market, avm, arkadaş toplantıları vb gibi...tekrar ediyorum ; bir uzmana danışmada fayda vardır.
Korkuyu öğrenebilir, hayatı boyunca hayvanlardan, karanlıktan, seslerden, kalabalıklardan,mekanlardan korkarak yaşayabilir.
Burada bazı arkadaşlarımı uyarmak istiyorum:
*Bebeklerini
"vedalaşmadan" büyükannelerine bırakmaları hiç doğru değil sevgili hanımlar. İşte yukarıda bahsedilen örnekler çocuğunuzun başına gelebilir.
*Ne olsa, her bahanede çocuklarından kaçarcasına uzaklaşan anneler çocuklarının kendilerine duyması gereken güveni sarstıkları gibi; onların hayat boyu asosyal ve takıntılı olmalarına neden olabilirsiniz...Kafelere, caddeye koşarak inmeden önce bunları iyi düşünün!!!!
*Emzirin kardeşim, yok meme ucum müsait değili yok sütüm az gibi ıvır zıvır bahanelerle bana gelmeyin, çok ayıp. O çocuğun anne memesi alması hakkını kafanıza göre kesemezsiniz.Seks hayatını emzirmeden önce gören anneleri eshefle kınıyorum. Bebek ne zaman isterse o zaman emzirme bitmelidir.
Oral dönemin yeterince doyurulmaması, yani
Anneyi hiç emmeme,
Az emme,
Bebeğin rızası olmadan kesme,
İleride kötümser ve kendini beğenmiş kişiliğe hatta takıntı nörozlarına sebep olur(Prof. Dr. Sabiha Patuna Keskin)
Ayrıca:
Bizler parmak emmelerinden nedense hep ürkeriz. Oysa ilk bir buçuk yıl dolu dolu bebek emmelidir. Anne memesini, emziği... Oral dönem bu şekilde tamamlanır. Eğer bu dönemde parmak emmelerine izin verilmezse bu uzar gider.Anal dönem,fallik dönem gibi daha karmaşık dönemlere sarkar ve bu ilerilde daha farklı komplikasyonlara neden olabilir. Bu incelmiş bir parmaktan daha önemli bir sorundur.(Prof.Dr.Sabiha Paktuna Keskin)
Kısacası:
-Annelik bekar kadınların yada çocuksuz kadınların lay lay lomuna benzemez! Özenmeyin.
-Bebeğinizi o hayata uydurmaya hiç kalkmayın, buna ne hakkınız var?Kafelerde restoranlarda her allahın günü gezeceğinize oturun evinizde bebeğinizle birlikte oynamanın tadını çıkarın.
-Büyükannelere güvenip çocuk yapmayın, istediğiniz süre kadar büyükanneler baksın ama o çocuk sizin ve o hep sizi isteyecek!
-Arada kaçamak yapmak iyidir, tabi. Ama ARADA!!!
-Kendinizi düşünerek hareket edemezsiniz herzaman.Bebeğiniz henüz kenbdini konuşarak ifade edemediğine göre, onunla sevgi ve şefkatle ilgilenmek, bütün zamanınızı ona ayırmak anneliğin ilk görevidir.
Yeni nesil anneler genelde ;
*Emzirmeyi zulüm görüyor gibi bu örneklere bakarsak!
*En kısa zamanda kesip kilo verip, gece alemlere akma derdindeler. Bebekler ise bakıcılarda, büyük annelerde annesinin yollarını gözlemekte.
*Çoğu sigara içiyor!
Çok büyük sorumsuzluk. Emzirme döneminde içen anneleri iki gözümle gördüm,tanıdım İzmir' de :( E yuh!!!!
Bunca bilimsel bilgi ve hayattan örneklerin sonunda söyleceğim iki çift laf daha var:
Annelik zordur, sıkı geldiyse bir kaç beden, değiştirme fişiyle aldığınız yere iade etmeniz mümkün değildir.Ona göre!Herkes aklını başına devşirsin! Bu kadar bilgi varken, bunca kolayken öğrenmek, çocuğuna karşı ilgisiz ve bilgisiz olan, üniversite mezunu, dil bilen, sürekli internet kullanan, araba kullanan, sosyal, hobileri olmasına rağmen evlendikten sonra "sıra çocuk yapmakta" diye düşünen, bakıcılara,büyükannelere güvenen,bebeğini kucağına almayan, dokunmayan,ağlatan anne profiline acayip gıcığım, kimse kusura bakmasın!