23 Ekim 2010 Cumartesi
Denediler, memnun kaldılar, süt arttırma sorunu hallodu.
Sevgili Aylim
Çay şahane malum ben ikizleri emzirdigim için bende çok fark etti süt arttiminda:) tavsiye ederim kesinlikle denemeye deger
Sevgiler
Ceylan
Ceren& Eren in annesi
----------------
Tadı karanfilli sakız gibi:) Güzel yani ve sütü de arttırıyor:D Bebeğimin gözyaşı tıkanıklığında gözle görülür bir azalma var :))tabi ben de arada unutuyorum o nedenle:((
Esra
----------------
Aylin Annemiz,
Kızım gündüz pek uyumadığı için saat başı emmek istiyor. Bazen
göğüslerim boş olurdu. Geceki ya da sabahki o sertliği olmazdı. Çayı
bi haftaya yakın bir süredir tüketiyorum. Son iki gündür her daim
sütlüyüm...
Çayı kullanmak isteyen herkese şiddetle tavsiye ederim. İçimi de gayet
güzel, tadı hippin çayından çok daha güzel...
Sevgilerimle;
Zerrin
------------
Çayın kullanımı:
Bir poşetten 1-1,5 litre çay elde edilir.(15-20 bardak)sıcak ve soğuk içilebilir.Arzuya göre 1 kupaya ve ya 1 -1,5 litre kaynamış suya poşet yırtılarak atılır.15 dk demlendikten sonra gün içinde tüketilir.Ertesi güne kalan çay tekrar kaynatılmaz ,soğuk olarak içine 1 parça buz ya da nane yaprağı eklenerek tüketilebilinir.Aç,tok fark etmez.
Ayrıca poşet olarak demlendiğinde kalan poşetler cilt temizliğinde kullanılabilir ya da saksıda yetiştirdiğiniz çiçeklerinize doğal gübre olarak kullanabilirsiniz.
ÖNEMLİ NOT: Günlük 1,5-2 litre su tüketilmesi tavsiye edilir.
İşte böyle sevgili okurlar.
Çay isteyenler parmak kaldırsın? :)
16 Ekim 2010 Cumartesi
Aloe Vera Çayı ile Şifa Bulun
Öncelikle bu posta bu çayı kullanan ve şifasını görenler mutlakayorum bıraksın lütfen.
Bu çayın ne olduğunu ben analatacağım elbette ama yaşanmışları ve deneyimlenen katkılarını lütfen yazın ....
Aylin: çay ! diyorsunuz
Mail atıyorsunuz
Adres - tel
Siparişi geçiyorum size gönderiyorum
1 kutuda 25 poşet var
1 poşeti alıp 1.5 litre suya demliyorsunuz.
Gün boyu içiyorsunuz.
1 hafta içinde ilginç deneyimler yaşıyorsunuz...
Bebeğinizin gözyaşı tıkanıklığı varsa bu çayla sildiğinizde 1 hafta 10 gün içinde ameliyattan kurtulabilir. Tecrübelerle sabittir.
Sütünüz artıyor,
İçinizdeki toksinler dışarı atılıyor,
Şekeriniz dengeleniyor,
Dolaşımınız daha düzenli çalışıyor,
Mideniz rahatlıyor,
Hafızanız toplarlanıyor,
Kalp-damar dostudur.
Bağışıklık güçlendirir.
Nefesiniz mis gibi olur.
Hatta poşetleri cilt temizliğinde kullanıp posasını çiçeklerinize atıyorsunuz.
Hem cildiniz güzelleşiyor.
Hem çiçekleriniz kuduruyor...
Sarısabır,tarçın,zencefil,rezene papatya,portakal kabuğu, böğürtlen yaprağı,dere otu,yenibahar gibi 30’dan fazla bitkinin karışımından oluşan bir çaydır.Renklendirici,tatlandırıcı ve kafein içermez.
Bir kutuda 25 poşet vardır.
FDA onaylıdır.İslâmi helâl belgeli tek çaydır.
Bir poşetten 1-1,5 litre çay elde edilir.(15-20 bardak)sıcak ve soğuk içilebilir.Arzuya göre 1 kupaya ve ya 1 -1,5 litre kaynamış suya poşet yırtılarak atılır.15 dk demlendikten sonra gün içinde tüketilir.Ertesi güne kalan çay tekrar kaynatılmaz ,soğuk olarak içine 1 parça buz ya da nane yaprağı eklenerek tüketilebilinir.Aç,tok fark etmez.
Ayrıca poşet olarak demlendiğinde kalan poşetler cilt temizliğinde kullanılabilir ya da saksıda yetiştirdiğiniz çiçeklerinize doğal gübre olarak kullanabilirsiniz.
ÖNEMLİ NOT: Günlük 1,5-2 litre su tüketilmesi tavsiye edilir
Aloe Blossom 23.94 (distribitör fiyatına gönderiyorum)
Kargo ücreti 5.75
Bütün bu saydıklarım PAHA BİÇİLEMEZ :)
14 Eylül 2010 Salı
Helal Olsun Böyle Doktorlara
Efendim,
Hepimiz evladımızı en iyi şekilde ve en iyi şartlarda yetiştirmek için didiniyoruz. Bu çabamızın başında ise sağlığını emanet ettiğimiz doktorlar var. Ancak şahsi olarak düşüncem birçoğunun tıptan mezun olduktan sonra eczacılık için çalıştığı yönündedir.
Çocukluğumda arada sırada SSK ve emekli sandığı hastaneleri artı olarak üniversite hastanelerini yıllarca ziyaret eden ben doktorları reçete yazan amcalar olarak kodlamışım. Ta ki kendi doktorumuz Müfit Turman ile tanışana kadar. Herzaman doğal ve basit yöntemleri tercih etmişti. Biz de öyle büyüyünce sandım ki doktorlar, dinler, inceler, konuşur ve anlatır.Sonra biz onları uygularız,ilacımızı içeriz ve sağlığımıza yeniden kavuşuruz.
Yok yahu! Öyle değilmiş meğer, çocuk aklımla yanılmışım; doktorlar hastaların yüzüne bakar ve ilaç yazarmış.A-ah bir de kan idrar tahlili istermiş.Yada ultrasound,tomogrofi,MR vb...
Tepemin tasını attıran son olay Türkiye'nin çok bilindik bir üniversite hastanesinde ufacık bir şeyi kocaman yapıp neredeyse kanser diyeceklerdi de bir daha kapısının önünden geçmeyip sağlığıma kavuştum.
Koskacaman bir genç kızdım ve gözüm açılmıştı.Hastane ve doktorlar ilaç kartelleri olmadan büyüyemezler. Bu kartellerle iş yapmayan doğal yöntemlere yakın ve yatkın birilerini bularak gerekmedikçe doktora gitmemek gerektiği kanaatine vardım. Çünkü hastanelere gitikçe insanın sağlığı bozulup,daha çok hasta edebilen yerlerdi artık bana göre.
Az ilaç reçete ederek, daha doğal ve bütünsel yaklaşan bütün doktorları tenzih ederim. Tekrar ederim.
En son 1 yaş kontrolü ile ilgili bir araştırma yaparken çok radikal söylemleri olan bir doktora rastladım, yani Dr.Kadir Tuğcu'ya... Açıklmaları o kadar net ve doğruydu ki bana kalırsa, bir solukta bütün forumu okuyuvermişim yahu! :)
Bir anne sormuş:
"hocam 18 aylık oğlumun rutin kontrolünde doktor kulağında kızarmanın oldunu ve gece beslenmelerinden kaynaklandığını söyledi bırakmamı söyledi
ama emerek uyuduğu için bırakamıyorum tabi gece uyanıncada istiyor
böyle bir sebepten kulak kızarırmı eğer emmekten oluyosa gündüzde olmazmı
2gündür de 37 civarı ateş olup düşüyo kulağından mı acaba
daha antibiyotik kullanalı bir hafta oldu napayım hocam"
Hocam cevaplamış:
"O doktor o işi tam bilmiyor. Onun dediği, "biberon"u yatarak alanlar için... Anne memesi alanlarda öyle bir şey olmuyor..37 ateş değildir. Anne sütü alanlarda kulak problemi son derecede nadirdir... "
HELAL OLSUN ! :)
Emzirme ve ek gıda üzerine söylediklerini mutlaka herkes okusun. Çoğumuz kandırılıyor, asılsız bilgilerle bebeklerimizi doğru olarak gösterilen sabun köpükleriyle büyütüyoruz. Örneğin 6 aydan sonra anne sütü yaramaz gibi bir saçmalık yoktur. Bebekler 2 yaşına kadar emzirilmelidir deniyor ama bir yandanda şu yeni klişeleri bize dikte eden doktorların ağzına bakıp sağlam çocuk yetiştirmeye çalışıyoruz.
Dr. Kadir Tuğcu gibilere çok ihtiyacımız var diyorum tekrar ve özetle. Yolu açık olsun, başarılar diliyorum kendisine candan yürekten.
Sevgilerimleeee :)
Aylin
7 Eylül 2010 Salı
BM' nin Uluslararası Mama Kanunu varmış,duydunuz mu?
Mama firmalarıyla görüşmelerin sırasında, Peri' nin gönderdiği linkte Dr.Kadir Tuğcu' nun bu yazısına rastladım.
Yazının tamamını lütfen okuyun ama beni şok eden şey Birleşmiş Milletlerin hazırladığı “Anne sütüne Yakın Mamaların Pazarlanmasının Beynelmilel(Uluslararası) Kanunu" oldu.
İşte maddeleri:
BU KANUN 10 MADDEDEN İBARETTİR:
1- Halka yönelik hiçbir mama reklamı yapılamaz.
2- Annelere ücretsiz dahi olsa numune dağıtılamaz.
3- Hiçbir sağlık kuruluşunda ürün promosyonu yapılamaz, servislerde kullanılması için ücretsiz veya düşük ücretli mama verilemez.
4- Hiçbir firma yetkilisi annelerle görüşme yapamaz.
5- Sağlık personeline hiçbir hediye veya ürün verilemez.
6- Etiketlerde suni beslenmenin üstünlükleri diye hiçbir resim veya cümle kullanılamaz, bebek resimleri konamaz.
7- Sağlık personelinin bilgilendirilmesi ilmi ve gerçekçi olmalıdır.
8- Etiketlerde anne sütünün üstünlüğü anlatılmalı, ayrıca suni beslenmenin yan tesirleri, maliyeti ve zararları belirtilmelidir.
9- Bebekler için uygun olmayan şekerli kondense sütler tavsiye edilmemelidir.
10- Bebek maması imalatçıları ve dağıtımcıları bulundukları ülkelerde bu kanun uygulanmasa bile bu kanuna uyumlu çalışmalıdırlar.
Gerçekler hakkında ne biliyoruz ki? demeden edemedim.
Yorum sizin...
4 Eylül 2010 Cumartesi
Çalışan annelerin doğum ve süt izni
Bir süredir çalışan annelerin doğum izni ve süt izni ile ilgili olarak konuşuyor ve reformist bir yaklaşımın gerekli olduğunu konuşuyoruz gruplarda.
Ancak yasaları tekrar didik didik etmek gerektiğine inanarak mecvut durum ve istenen durum arasındaki farklılıklara dikkat çekmek isterim:
Mevzuattaki son duruma bakalım:
Kadın memurların doğumdan sonraki 4 ay günde 3 saat, sonraki altı ay ise 1.5 saat süt izni kullanmasını öngören tasarı, TBMM AB Uyum Komisyonunda kabul edildi. Tasarıya göre, kadın memura, doğumdan önce 8, doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta süre ile aylıklı izin verilecek. Çoğul gebelik halinde, doğum öncesi 8 haftalık aylıklı izin süresine 2 hafta eklenecek.
Şimdi o zaman soru 1:
ilk 4 ay 3 saat süt izni, OK
Sonraki altı ay, 1.5 saat süt izni, bu da OK. Ne etti toplam 10 ay. Peki, Sağlık Bakanlığı SAĞLAM ÇOCUK yetiştirme politikasında ne diyor " İlk altı ay sadece anne sütü, daha sonra ise 2 yaşına kadar anne sütü verilmelidir" diyor. Bu durumda bebek 10 aylık olduğundan itibaren annenin çalışma mesaisi dolana kadar beklemelidir, öyle mi ? Bunu mu anlamalıyız?
Soru 2:Anne ilk altı 6 anne sütü vermeliyse yasa niçin bunu desteklemiyor??
Emzirmek nedir bilmeyen bürokratlar lütfen emziren annelere söz hakkı versin ve bu yasa tekrar düzenlensin. Önerim: Bebek 2 yaşına gelene kadar 10. aydan itibaren anne günde 1 saat süt izni kullanmalıdır.
Bu durumda Emzirme reformunda da bahsedildiği gibi ilk 4 aya kadar uzanabilen ücretli "doğum sonrası izin" 6 aya çıkarılmalıdır.
Soru 3: Çalışan hamileler niçin işten çıkarılıyor?
Yasa ile çalışan annenin hakkı hukuku koruma altına alınmalıdır. Yoksa bunca bebeğin annesinden ayrı gayrı büyümesinde devletin ve patronların veballi büyük olacaktır diye düşünüyorum. Yazıktır yahu!!!Kadınlar hamile kaılıyor ve doğum izni + süt izni istiyor diye işten çıkarılıyorlar.BENCE BU DURUMDA İŞTEN ÇIKARILAN HERKES MAHKEME YOLUNU DENEMELİ VE BUNUN HESABINI SORMALIDIR! Önerim: İş kanunu hatta anayasa düzenlemeleriyle çalışan annenin hamililik süresince ve doğum + süt izninde işten çıkarılmamasını belirten bir düzenleme yapılması...Fransa ve İspanya, ücretsiz izin süresi de dahil olmak üzere kadına toplam 300 haftalık işten çıkartılmama garantisi verir
Soru4: Çalışan memurun ücretsiz doğum izni 1 yıl iken işçiler niçin 6 ay olarak kullanmaktadır?Yasa ile birlikte eşitlenme sağlanmalıdır.
Soru 5: Hekimler ilk 6 ay anne sütünü destekliyor mu?
Çok tartışıldı, 100 gr eksik kilo alan bebeklere bile mama öneren hekimler bir yanda, aman sakın mama vermeyin igelin konuşalım, size yardımcı olalım diyen sağlık ocaklarındaki sağlık personeli bir yanda... Bu çelişkinin giderilmesi için önerim: sağlık bakanlığı denetimlerini arttırmalı, hastanelerin bebek dostu olma ünvanlarını daha sıkı kurallara bağlamalı, her açılan hastaneye bu ünvan verilmemelidir. Hatta gerekirse şartlara uyulmuyorsa hastane tarafından ünvan hastanenin elinden alınmalı ve kamuoyuna duyurulmaldır.Mama kullanımı reçeteye bağlı olmalı, marketlerde mama satılmamalıdır.
31 Temmuz 2010 Cumartesi
Emzirmeye Yeni Başlayan Anneler İçin Notlar

Sevgili Anneler,
Hepimizin bildiği durumları öncelikle alt alta yazalım:
1.Ülkemizde "tombul" hatta "obez" çocuk hayranlığı var.
2.Doktorlar bebeğin şeker ve dieğr kan değerlerini ölçmeden, annenin uyku,beslenme biçimini, çalışma yaşantısını sorgulamadan KAFADAN MAMA VERİYORLAR.
3.Annelere "sütün yetmiyor" baskısı yapılıyor bir şekilde; anne,kayınvalide,komşular,arkadaşlar vesaire vesaire.
4.ÜLKEMİZDE EMZİRMEYİ ADAM GİBİ DESTEKLEYEN TEK KURUM BENCE SAĞLIK OCAKLARI.Hangisine giderseniz gidin "MAMA VERMEYİN" diyor doktor ve hemşireler.
5.Peki biz de doğum yapıyoruz, etrafımızda doktorlar,hemşireler oluyor. Niçin ilk fırsatta MAMA diyor bu sağlık çalışanları??? Sağlık ocağındaki de doktor, özel hastanedeki de... Nedeni basit: mama firmaları sağlık ocağında çalışma yapamıyor, anlatabiliyor muyum? ANNELER EMZİRME İÇİN YÜREKLENDİRİLMİYOR, EĞİTİM VERİLMİYOR.
6.Sağlık Bakanlığı son yıllarda denetimlerini daha da arttırdığını söylüyor emzirme ve mama konusunda ama yetişemedeği çok yer var anlaşılan. 100 gram eksik alan bebeğe bile mama başlatan doktorlar var. PESSS!!!!
7.Anne sütü bir şekilde gölgede bırakılıyor: oysa anne sütünden sadece beslenmek için protein,vitamin geçmez, savunma hücreleri geçer.Şefkat geçer,sevgi geçer,huzur geçer,gevşemesi için gerekli olan ne varsa hepsi geçer.
8.Emmek huzur verir bebeğe, ilk başlarda değil 2 saatte 1, 10 dakikada 1 bile isteyebilir bebek. NE ZAMAN İSTERSE VERİLMELİDİR, bu konuda annelerin kafasını karıştırıp iç seslerini dinlemesine imkan vermiyor sağlıkçılar, çok bilmiş etrafındakiler vesaire.
9.TV de, internette, şurada burada heryerde ANNE SÜTÜNÜ ÖVEN ve EMZİRMEYİ DESTEKLEYEN VİDEOLAR DÖNMELİDİR.
10.İlk 6 aydan sonra anne sütü beslemez gibisinden asılsız bir safsata dolaşıyor nedense. Oysaki bebek beslenmesinde omurga anne sütüdür. Doktorumuz :Beslenmenin kemiğidir anne sütü, püredir,çorbadır,ıvırdır zıvırdır, bunlar anne sütü alan bebeğe takviye olarak verilir demişti.
11.İlk iki yıl bebeklerde ORAL DÖNEMDİR, bu dönemde bebek emmek ister, emme içgüdüsü ne kadar çok tatmin edilirse bebek sağlıklı gelişir, ileride oral dönem kompleksileri olmaz.Ayrıca herşeyi ağzına atmasının sebebi oral dönemi yaşıyor olmasıdır.
12.Bebek memeyi bırakmadan anne memeyi çekmemelidir, aksi takdirde anneye karşı oluşması beklenen güven duygusu yara alır.Kapıda telefon misafir şu bu bilmem ne:ANNE EMZİRİRKEN DÜNYA BEKLEMELİDİR.
Güzel anneler,
Ben apar topar sezaryen olmuş bir anneyim. İlk günler bebeğim istediği kadar anne sütü alamadı, ilk ay 600 gr aldı."SINIRDA KİLO ALMIŞ,BEBEĞİNİZ BESLENEMİYOR,MAMA VERECEKSİNİZ" demişti doktor. Ööööyylleeeeeeeeee çoooooooooooook üzülmüştüm ki, bayılacaktım o an. Hele ruhumdaki sızıyı asla anlatamam, ama siz beni anlarsınız.
Odadan çıktım, 2 adım attım, "mama mı"? dedim. Ne maması???
Etradımdakilerden bazıları "sütün yetmiyor" dedi.
Eşim anında "Aylin bir daha sütüm yetmiyor demeyeceksin, bunu sen söylersen tabi yetmez, senin sütün var, kendine güven" dedi.Minnettarım ona. Bir erkek olarak duruma daha çok hakimdi............İlk ay biraz verdik.Sanki siyanür,civa ne bileyim amonyak veriyormuşum gibi hissettim.
Bu arada sağlık ocağına da gidiyoruz biz. SÜPERLER! Hep anneye emzirme ve sütü arttırma ile ilgili destek veriyorlar. Küçükyalı Sağlık Ocağı hemşire ve doktorlarına minnettarız. Oraya gittik. Sınırda kilo almış ama sık sık emzirin, GECE süt hormonları daha iyi salgılanır, bol bol emzirin demişlerdi.
Yine Ayça' nın önerdiği gibi, daha önce emzirdiğiniz memeden başlayın emzirmeye, doygun ve yağlı süt kalmıştır, bebek onu iyice çeksin, ondan sonra diğerine geçin demişlerdi hemşireler. Yoksa sürekli sulu kısmını verirsiniz, işte esas o zaman bebek doymaz dedi.
"Bol bol su için, taze meyve sebze yiyin, dinlenin" sütünüzü huzurla vermeye gayret edin demişti doktor. Ne güzel demiş, bir daha teşekkür edeyim gördüğümde.
Sadede geleyim, 2. ay mamayı bıraktım, zaten günde toplam 30 cc bile vermiyordum. Ha babam de babam, inala emzirdim. Bebeğimi göğsümden hiç indirmedim, kokladım, şarkılar söyledim, dans ettim, şakalaştım, konuştum. Derkeeeeeeeen sütle beslenir oldu. Sağmayı da kestim ben, biberonla anne sütü vermek bana pek bir garip gelmişti. Ondan sonra taaa 4. ayda kendi hazırladığım taze meyve püreleri ve muhallebilerle destek almaya başladık.
11 aylık olmak üzere
Sabah uyanınca,
İkinci sabah uykusundan önce,
Öğlen,
İkindi,
Akşam
Uyumadan önce ve
Gece boyunca
Ne zaman isterse emziriyorum. Kilo alımı sınırdaymış ama kim takar. O anne sütüyle gerekli ne varsa alıyor obez olmasa da olur.
Siz de öyle yapın. Bol bol emzirin, sütünüze güvenin, bebeğinizle hep aynı odada uyuyun, onu bol bol koklayın.O sütler şakır şakır gelecek, gelmese de bebeğiniz mutlulukla emip doyacak sevgili anneler.
Sütünüz bol neşeniz daim olsun. Güzel meleklerinizi koklarım.
Son not: Sağlıklı nesiller anne sütüyle büyür.
Sevgilerimle
Aylin
