yemek tarifi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yemek tarifi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Mayıs 2011 Pazartesi

Mamamiyyom!

Blogumda yenilikler var heyyo, heyyo, diye bir post yazdıktan sonra sevgili Ülkü iyi hoş güzel amma "Ata ne yiyor sen onu anlat" demiş :)

E, haklı bir anne olarak. Beslenme bizim için dünyanın en önemli konusu... Uyku da aynı şekilde ama beslenme derdimiz var bizim :)))Yorumu okudum ama günün telaşından kaynaklanan bir koşturmacadan dolayı yanıt yazamadım. Ancak gün boyu Ata paşasının en başından beri ne yediğini düşündüm durum.

Sıradan gideyim:

2.aylık olduğu zamandan beri ekmeği yemeğin suyuna banarak tattırdım kendisine... Dilini değdirdim. İleride işe yarayacağından habersizdim :)

4.5 aylıktı, gece saat başı uyanıyordu. Doktorumuz Ayça Hanım'a durumu bildirdim. Getir tartalım dedi. Anladık ki sınırın altına gidiyoruz, ek gıdalara geçtik. Sabah elma püresi, akşam muhallebi. (kendim hazırladım, çok sıkışırsam hazır gıda tercih ettim)

6. aydan itibaren; Sabah, çeyrek yumurta sarısıyla başlaydık (her hafta bir çeyrek arttırdık ve sonunda bir yumurta sarısı oldu), bir tatlı kaşığı pekmez, bir kibrit kutusu tuzu alınmış peynir, bir bardak ıhlamur (devam sütü vb vermedim) Kuşluk vakti, elma veya armut püresi, öğlen sebze çorbası, (bir patates, bir havuç, bir tatlı kaşığı pirinç, bir çay kaşığı irmik, azıcık zeytin yağı... İlk haftanın ardından bu ana menüye hergün bir sebze ekledim. Brokoli, ıspanak vb.) Yedi mi, yedi valla! İkindi, yoğurt veya ev muhallebisi, Akşam, uyumadan önce yine çorba. Gece uyanırsa anne sütü ;)

Paşazadem bir kaşık reklamında oynamıştı, sanki çok iştahlı bir bebekmiş gibi :)))

9. ayda balığa geçtik. (Marmara'dan çıkan balığı yedirmedim ne yazık ki) Yoğun ağır metal birikimi minik bebekler için pek faydalı değil, biliyorsunuz. Marketlerde satılan İglo Fish Finger veriyorum.

10. ayda doktorumuz bize "sofra adabını öğretin" dedi. Örneğin, çorba, arkasından ne gelecek, ana yemek... gibi. Bu şekilde bir diziliş yaparsanız öğle ve akşam öğünlerinde safra kültürünü erken kavrar ve rahat edersiniz dedi. Biz de dinledik, öyle yaptık. Mesela bezelye yanına pilav hazırladık ve yedirdik. Yine ben bu aydan itibaren kendi kendine yemesine izin verdim. Çok faydasını gördüm, çok tavsiye ederim. O kendi kaşığı ile oyalanırken arada ben de kocamin bir kaşıkla takviye yaptım çoğu kez ;)

12. aydan beri biz ne yersek onu yiyor. Hatta öyle ki; geçen aylarda "mamamiyyom, mammiyyom" diyordu. Önceleri İtalyanca konuşuyor deyip kıkırdadık. Meğer yavrum; mamamı yiyorum demeye çalışıyormuş, biz anlamamışız. Pes! Ne biçim anne-babayız anlamadım gitti.

Neyse, bu kaprissiz adama özel olarak bir şey hazırlamıyorum.
Robottan geçirmiyorum, gerekirse çatalla ezip veriyorum.
Patlıcanlı herhangi bir şey yedirmedim. 24. aydan sonra belki deneyebiliriz ama çok gerekli değil anladığım kadarıyla.
Pilav, makarna yemeyi, börek, mantı türü şeyleri seviyor.
Bu hamur işi düşkünü küçük beyefendiye sebzeli makarnalar, nohutlu pilavlar hazırlıyorum.
Aslında pirinç pilavından ziyade bulgur pilavını tercih ediyorum.
Her sebzeden mutlaka tattırıyorum.
Yoğurt içeren çorba türlerini çok seviyor. Bol bol o tipte çorbalar hazırlıyorum.
Kurabiye ve muffinler yapıyorum arada.
Muhallebi hazırlamaya çalışıyorum güncel olarak.
Mutlaka bir tatlı kaşığı kadar pekmez, kahvaltı sonrası kuru üzüm, badem ve ceviz veriyorum.

Aklıma gelenler bunlar. Yarın da yemek külürü ve beslenme becerileriyle ilgili olarak dikkat ettiğim noktaları paylaşmak isterim. Örneğin, kendi kendine ne zaman yemeli, yemekten sonra ödül verilmeli mi, yemek yemeyen çocuğa nasıl davranmalı... gibi.

Aşağıdaki linkler (lütfen beğendiklerinizi lüstenizle paylaşın, annelere faydamız olsun) Ata' nın sevdiği yemeklerin bir kaçına ait. Belki sizde severek yiyorsunuzdur veya denemek istersiniz ;)

Buğday çorbası
Yoğurt çorbası
Sebzeli makarna tarifi
Fırında yağsız sigara böreği tarifi
Tarhana nasıl yapılır?
al kabaklı pirinç çorbası
Ata salyangoz yedi
İşte yarının menüsü
Ata' nın beslenme programı


Afiyet olsun.

Yarın: Beslenme kurallarımız

31 Ocak 2011 Pazartesi

Fırında Yağsız Sigara Böreği Tarifi

Ata'ya yaptığım peynirli sigara böreği tarifini paylaşmak istiyorum. Hafif ve de çıtır çıtır oluyor. Üstelik yemesi de kolay :)

Nasıl hazırlanıyor?
Yufkaları yarım daire şeklinde yağlayıp kapatıyorum. Sonra yarım daire yarım daire olarak üst üste koyup eşit 6 dilime ayırıyorum. 3 sağa 3 sola gibi...



Maydanoz ve peyniri ucuna doğru bir yere, kenarına 2 parmak kala olan bir yere yerleştiriyorum. Miktarı yaklaşık 1 tatlı kaşığı gibi... Sonra önce kenardaki uçlarını maydanoz peynirin yakınına gelecek şekilde katlayıp, yukarıdaki uca doğru yuvarlıyorum. Böyle böyle hepsini sigara böreği şekline soktuktan sonra bunları kevgire diziyorum. Evet, kevgire ... Üzerini geçecek kadar suya koyuyorum. 15 dakika bekletiyorum. Ondan sonracımcım, fazla suyu elimle sıkıp yağladığım fırın tepsisine diziyorum. Üzerine yumurta sürüyorum. Son zamanlarda çörek otu da koymaya başladım. Boğazına kaçma riski daha azaldığı için. İsterseniz size de risk durumuna göre ekleyebilir yada erteleyebilirsiniz :)




Fırını önceden 160 derecede ısıtırsanız çok iyi olur. Üzerleri hafif kızarınca olmuştur. Pofuduk pofuduk kabardığı için ısırması ve yumuşak olduğu için yutması çok keyifli olduğundan Ata'cım bayılıyor. Umarım siz de beğenirsiniz.

Afiyet olsun

29 Ocak 2011 Cumartesi

Sebzeli Makarna iştah mı açıyor?


Başlık sebzeli makarna ama içinde olanlarla birlikte yazılmaya kalktığımızda havuçlu, kerevizli, domatesli, biberli .... makarna olacağı için kısa kestim "Aydın havası" oldu :) Çok da başarılı olunca "hadi yazayım" dedim.

Gece saat 1 ve ben oturmuşum yemek tarifi yazıyorum şu anda. İki şey düşünüyorum. Birincisi ; "Deli miyim, yatıp uyusam ya!"
İkincisi; "Allahım bu ben miyim" :)))

Bu saatte hiçbir kuvvet bana iş buyurup yaptıramazken, özene bezene tarif yazmaya niyetlenen kendimi alkışlıyorum. Bunun en az on tane sebebi vardır herhalde. Aklıma gelenler:
- Çok güzel oldu, paylaşayım ki güzellikler artsın, hahahahaha :)
- Makarna seven bebelere sebze kültürü ve sevgi aşılamak için iyi bir yol olabilir.
- Ata gibi diş çıkarma döneminde olup, mızır mızır mızırdanan ve annesine kök söktüren afacanları doyurma konusunda cinnete hazır annelere belki bir nebze yardımım olur.
- Yazıyorum, rahatlıyorum... vb.gibi

Bu arada yukarıdaki 4 maddenin tamamı benim. Benim hayatım, benim bakış açım, hatta benim çektiklerim ve rahatladığım şeyler... :)))

Ata diş çıkarıyor ve son derece keyifsiz. Mız mız mız! Öyle ki rüyamda bile mızırdanış sesleri var. Tabi uyuyabilirsem. Yemeyen, haliyle uyuyamayan bir çocuk, sürekli paçamı çekiştirip "amini-amini-amini" (al beni-al beni-al beni )nakaratı, hiçbir işini doğru düzgün yapamayan ben, yemek dahi yapmakta zorlanan, yapsa da yediremeyen ben, sonunda bugün 2 dakika nefes alacak zaman bulup bu makarnayı yaptım ve ATA YEDİ!!!! :)))

Ata yedi.
Ata yemek yedi.
Ata makarnasını yedi.
Hem de tamamını! :)
Çok ızdırabı var yavrumun, belli ki çok canı yanıyor ama o yemeyince ben kendimi öyle kötü hissediyorum ki... :( Eminim herkes böyle hissediyordur.

Öyle ki son 1 haftadır ne yemek ne uyku ne neşe ne de keyif... Hiçbiri bu adreste yoktu. Şimdi bu makarnayı yemiş ve uyumuş bir çocuğun annesi olarak, tarifi paylaşmayayım da ne yapayım. Bu saatte bile olsa, yazmayayım da ne yapayım a dostlar! :)))

Tamam, tamam; sadede geliyorum :)

Bir tane soğanı incecik, minicik doğradım. Zeytinyağıyla 1-2 dakika kavurdum (normalde yapmam ama bu kokunun Ata' nın iştahını iyice açacağını düşündüm ve sanki öyle oldu )Bir diş sarımsak attım. Bunlar kısık ateşte kaynaşırken bir havucu tavla zarı kıvamında doğradım. Attım tencereye bir güzel kavurdum. Onlarda kaynaşıp yenileri beklerken 1 tane kerevizi yine tavla zarı şeklinde doğrayarak attım. Sonracığıma ayrı bir tencerede makarnayı haşlamıştım ki, baktım olmuş, onu da tencereye attım. Yine karıştırırken 400 gr kadar domatesi minik minik doğrayarak ekledim. Derin dondurucuda bekleyen yaz aylarından kalma biberleri de ekleyince, mmmmmmmmmmmmmmm, missssssss gibi oldu :) Tuz filan yok, zaten gerek de yok ama belki bir çay kaşığı tuz olabilir.

Servis yaparken üzerine kaşar rendeledim; Üfffff üfffff üffff! :) Ata yemesin de ne yapsın şimdi :) Ev halkı sildi süpürdü tabağındakileri ;) OLEY! Zafer benimdir! :)))

Bunu yazın patlıcanlı ve her mevsim kıymalı olarak da deneyebiliriz sanırım.

Nice zafer bayraklarına :)))

Afiyet olsun.

Sevgiler

25 Ocak 2011 Salı

Yoğurt Çorbası




Pek faalim bugün...

Ata'ya yaptığım yoğurt çorbası çok başarılı oldu. Sizinle de paylaşmak isterim.

Önce paşa hazretleri daha sağlıklı beslensin diye tavuk suyu hazırladım.

650 gr yoğurdu kocaman bir tencereye boşalttım.
1.5 çay kaşığı tuz ilavesi ve
5 bardak tavuk suyu ilave ettim.
Ancak bir bardak ekleyip telle çırptım her defasında.
Sonracığıma,
İkinci bir tencereye yağ ve un koyup hafiften kavurdum. (50 gr zeytin yağı + 2 fincan un)
Unun üzerine azar azar yoğurdu ilave ettim, çırptım, ilave ettim, çırptım....Eriyene kadar karıştırdım. Bir tutam da şehriye attım. Sonunda da hafiften nane serptim, amanınnnnnnnnnn...Sonuç; mikemmel!

Tavsiye ederim.

Canı çekene bir kap gönderebilirim :)

Sevgiler

15 Ekim 2010 Cuma

Tarhana nasıl yapılır???


Tarhana çorbası değil: tarhananın kendisi nasıl yapılır:

Anlatıyorum:

pratik olması için ölçüleri küçülttüm...

100 gr pişmemiş ekmek mayası
300 gr soğan
1 kg olgun domates
250 gr salçalık biber
250 gr yoğurt
3 yumurta
2 kg un
1bardak su

---

Ekmek mayasını bir bardak suyla yumuşatın.Yoğurdu ekleyin azıcık karıştırın.Kabuğu alınmış, suyu alınmış domatesleri ekleyin, yine accık karıştırın.İncecik doğranmış biberi ve rendelenmiş soğanı ekleyin. Bir güzel karıştırın şimdi...
3 yumurta kırıp tekrar karıştırdıktan sonra azar azar un katıp karıştırın.Hamur katılaşana kadar yoğrun.. Bileğe kuvvet yani.
Kabarması için beklemeye alın hamuru: bir tepsiyi hafif unlayın, üzerini örtün, sıcakta 2-3 saatte kabarır .Kabarınca tekrar yoğurup bir daha bırakın beklemesi için...aynı şekilde, hafif unlu tepside temiz bezle örtülerek...
Hamur tamamen kabarana kadar bunu yapmak gerekiyor.
Anlamak için elinizle koparmak istediğinizde uzamadan kopuyorsa hamur iyice kabarmış demektir.
Şimdi bu hamuru parça pinçik etme zamanı..! :)
Minik minik parçalara bölüp parça pinçik ettiğiniz bu hamuru taneciklerini temiz bir beze serip kurutmaya bırakın.Sık sık kontrol ederek kuruyanları avuç içinizle ovarak ezin. ( Bazen kuruması 1 günü geçebiliyor ) Toz kıvamına gelince elekten geçirin ve saklama kaplarına yerleştirin.

Biraz yorucu ama olsun, değer :)

Afiyet olsun

Sevgiler

Aylin

Balkabaklı pirinç çorbası


400 gr sakız balkabağı
4 avuç kırık pirinç
yarım lt süt
yarım lt et suyu
yeteri kadar karabiber ve tuz


Pirinçler ayıklanıp tuzlu suda bekletilip suyu süzülürken,tavla zarı şeklinde doğranmış balkabakları tencereye konur ve içine kaynar süt konur. Kabaklar haşlanınca pirinç katılır karıştırılır. Ayrı bir kapta kaynatılmış olan et suyu, tuz ve karabiber eklenip kapak kapatılır.Orta ateşte 20 dk. pişirirseniz harika olur.Üzerine rendelenmiş kaşar peyniri harika gider.

Ata bayıldı, darısı bebeğinizin başına...Afiyet şeker bal olsun.

Sevgiler

5 Ekim 2010 Salı

İşte öyle bir gün...

Sabah 7 gibi uyanarak sabah gülücüklerimizi atarken ilk emzirme seansımız gerçekleşiyor.
Ardından kahvaltı koşturmacası başlıyor.
Küçük prens bu aralar tost yemek istediği için evi sıcak tot kokuları sarıyor ...
Derken Aloe Veralı çay porselen demlikte,annannenin hazırladığı İzmir zeytini, organik domatesler, organik peynirler tabakta, süt bardakta bizi bekliyor.
Ata' nın önüne sevdiği yiyecekler diziliyor ve paşam kendisi yemeye gayret ederken, anneciği ona yardım ediyor. Bir şekilde bitiyor kahvaltı...
Bulaşıklar makineye, sofra örtüsü banyoya giderken oyuncaklar açılıyor.Fonda Jose Amca çalıyor genelde.
Ya da Mozart'la başlayan bir klasik müzik turu gerçekleşiyor.
Kuleler yapılıyor, resimli ansiklopediler karıştırılıyor, arabaların tekerlekleri çeviriliyor.
Biraz balkon sefası sonra haydi cuuppp !!! sabah uykusuna.
Anne hemen öğlen yemeğini hazırlıyor, 30 saniyede pijamalarından kurtulup cicili bicili ev kıyafetlerine bürünüyor.(Eskiden 30 dakikaydı , hahahahahaaa!!!)
Çamaşırları kurutucuya tıkıyor,
Salonu toparlıyor,
Maillerini okuyor, yanıtlayabildiği kadarını yanıtlıyor.
Çünkü bu arada Atacık uyanıyor.
Öğlen yemeği telaşı başlıyor.
Yedi, yemedi, hop yapalım, ham paparım derken fonda su ve kuş sesleri çalıyor.
Yemek bitince masa toplanıyor,
Daha önce yıkanmış olanlar dmakineden çıkarılı yerine yenileri diziliyor.
Ata sürekli izleniyor, prizlerle oynuyor mu?
Çekmeceleri çekiştiriyor mu?
Zırt pırt müdahale edilmiyor,
Şarkılar söyleniyor,
Sorular soruluyor ona... :)
Giyinip bahçeye iniliyor,
Kedilerle ve mahalle eşrafıyla sosyalleşmeye devam ediliyor.
Parka gidip oyuna dalınıyor.
Uyku göze gelince eve geliniyor.
Bir güzel uyunuyor.
Anne kututucudan çamaşırları ütülenmek üzere katlıyor.
Akşam 5 çayına hazırlanıyor,
Mutfağı toparlıyor,
Dağılan oyuncakları bir araya getiriyor, asla toplamıyor.
Biraz okuyabilirse kitap-dergi okuyor.
Mail alıyor, mail yazıyor.
Telefon açıyor,
Annesini özlüyor...
Denizi seyrediyor.
Çiçeklerini seviyor...
Ata uyanıyor ve meyve, yoğurt ikilisiyle açlığını bastırıyor.
Komşulara gezmeye gidiliyor.
Akşam yemeği için eve dönülüyor.
Akşam yemeği hazırlanıyor.
Fonda hafif bir müzik çalıyor.
Yeniyor...
Ailecek oyun oynanıyor.
Dişler fırçalanıyor,
Pijamalar giyiliyor.
Herkese iyi geceler dileniyor.
Uyumadan önce anne sütü alınıyor...
Ata gece uykusuna dalıyor.
Anne muftağa koşup bulaşıkları toparlayıp tezgahı ve ocağı siliyor.Düzenliyor...
Salona koşuyor, oyuncakları toparlıyor.
TV yi açıyor ( GÜN BOYU KAPALIDIR BİZİM EVDE)
Bir yandan izliyor, bir yandan dinliyor, bir yandan evle ilgileniyor.
Bir demlik Aloe Vera çayı hazırlıyor, başlıyor yavaş yavaş içmeye :)))
Evi kabaca toparlayıp yarının yemek menüsünü belirliyor.
Hatta gerekirse pişiriyor.
Maillerini tekrar kontrol ediyor,
Sinema filmi varsa keyfine göre onu izliyor.
Bitince uyku moduna geçiyor:ZZZZZZZZZzzzzZZzZZzzzZZ!
Gecenin ortasında Ata uyanıyor,
Anne kalkıyor,
İlgileniyor,,
Emziriyor,
Uyutuyor...
Ve çabucak sabah oluyor, Aylin anne koşmaya başlıyor.

İyi ki de koşuyor, bu koşuşturmacayı çok seviyor.

Tıpkı her anne gibi...