doktor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
doktor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ocak 2011 Salı

Tebrikler! Hamilesiniz :)



İşte yeni bir bebek heyecanı kapıda. Aslında kapıda değil kalbinizin tam ortasında :)

Kaç aylık, boyu posu nedir? Nasıl anladınız? Heyecanınız nedir? Bunları bence bir defter yada blog tutmaya başlayarak yazın derim. Ben uzuuuuun bir süre defter tutmuştum. Bana ve bize özel şeyleri blogda yazmak yerine bebeğime yadigar kalacak bir nesnede saklamak istemiştim mesela :)Tercih sizin :)

Bu güzel yolculuğun her ayrıntısını izlemek için size tavsiye edebileceğim en iyi sitelerden ilki Dr. Kaan Kocatepe' nin hafta hafta gebelik indeksi olacak.

Bunun dışında; ikinci olarak önerebileceğim Türkiye' nin en kapsamlı "bebek" sitesi olan; -aynı zamanda yazarı olduğum- bebek.com'a üye olabilir, oradan gelişim bültenleri alabilirsiniz.

Bitmedi! kucukinsan.com da epey iyi bir site. Buradan da bilgi alabilir, haftalık gelişim bültenlerini posta kutunuzda bulabilirsiniz.

Diyelim ki bebeğiniz 8. haftalık. Şimdi o bir üzüm tanesi kadar ve meshane üzerinde, rahim içinde büyümeye devam ediyor. Sık sık tuvalete çıkma ihtiyacı hissedebilirsiniz. Çok normal. En ufak bir şeyde doktorunuza danışmayı unutmayın. Haftanın ayrıntılarını href="http://www.gebelik.org/dosyalar/haftalar/hafta8.html">buradan okuyabilirsiniz.

Sinir stres yapmayın, saçınızı boyatmayın vesaire. Ben Ata'ya hamile olduğumu öğrendiğim an, ruj, oje, parfüm, rimel, şampuan... aklınıza ne gelirse hepsini bıraktım. Saçımı sabunla yıkadım hatta :) O kimyasalların hiçbiri bizimle dost değil bence ve vicdanım elvermediği için 9 ay 10 gün ve devamında en az 12 ay süssüz püssüzz gezdim. İyi ki de gezdim! Ata' mın sağlığı keyfi yerinde ya, gerisi hi-ka-ye! :)

8.haftanın tavsiyesi: Bebek isimleri sözlüklerini tarayın. Kız veya erkek isimlerinden favori isimlerinizin listesini çıkarın :) Tabi isim kafanızda mevcutsa durum başka :) Biz erkek olursa ATA olsun demiştik ve Ata' nın geleceğini öğrenince isim konuusnuda erkenden halletmiş olduk. Orjinal, bebeğin varlığını yüceltecek ve onurlandıracak isimleri tercih etmeniz hem eskilerin bir tavsiyesi hem de bilimsel bir gerçek artık.

Hadi bakalım, sağlıkla büyüsün bebişko :)

24 Eylül 2010 Cuma

Sağlık Ocağı Çalışanlarına Teşekkür


Bağlı bulunduğumuz Küçükyalı Sağlık Ocağı'ndaydık bugün... Ata' nın 1 yaş kontrolü ve aşısı vardı.

Yine çok güzel ilgilendiler, tek tek sordular herşeyini. Onu sevdiler ve en önemlisi "anne sütüne devam mı" diye sordular.Uzun uzun konuştuk bunu.Ama burada yazmanın çok önemi yok.

Çünkü isteyen anne istediği kadar emziriyor, gerisi boş bence.

Benim esas amacım orada sözlü olarak teşekkür ettiğim gibi buradan da Küçükyalı Sağlık Ocağı çalışanlarına teşekkür etmek.

KAfama takılan her soruda onlara telefon açtım, oyalamadılar, ekmediler cevap verdiler.
Yetmeyip oraya gidince güleryüzle ve samimiyetle karşıladılar.
Emzirmeyi idesteklediler, eğitim verdiler.
Eve ziyarete geldiler.
Ata ile samimi bir şekilde ve çok düzgün ilgilendiler.
Sütü arttırma yollarını herzaman anlattılar.
"Sütünüz azalır gibi olursa gelin konuşalım, size yardımcı olalım" dediler.
Beslenme konusunda doğal ve bilimsel yöntemler önerdiler.
"Bol meyve sebze yiyin, su için, iyi uyuyun bunlar süt yapar" dediler hep...
Aşı yaparken çok tatlıydılar, Ata' nın muayenesindeyken de...
Daha biz soru sormadan, bebek bakımı, sağlığı, aşısı, gelişimi ile ilgili her türlü bilgiyi verdiler.

Ata adına çok teşekkür ederim.

İyi ki varsınız,
İyi ki vardınız...

Artık sağlık ocakları kapanıyor ve bizim güler yüzlü doktorlarımız, hemşirelerimiz başka yerlere gidiyor.

Şimdiye değin gösterdikleri yakınlık,çaba ve samimiyet için minnettarız.

Sağolun,varolun.

Sevgilerimizle

Atasagunlar

18 Eylül 2010 Cumartesi

1 yaş kontrolü


"Bir yaş kontrolü nedir, nasıl olmalıdır?" diye araştırma yapan bendeniz bir önceki yazımda Dr. Kadir Tuğcu' nun yazılarından bahsetmiş ve kendisini pek bir takdir ettiğimi yazmıştım.Hatta helal olsun etiketini yapıştırarak kendimce bir ödül ve başarı göstergesi yaratmıştım kihkihkih :) Sayesinde çok net ve akılda kalıcı bilgiler edindim.

İşin aslı şöyleymiş meğer:
Dr. Genel olarak bebeği muayene eder, sağlıklı ise herhangi bir tahlil vb istemez anneye ve aileye gerekli beslenme ve bakım önerilerini belirtirmiş.Hepsi bu kadarmış. Muayene sırasında eğer doktorun aklına takılan ve incelenmesi gerektini düşündüğü bir şey varsa tahlil istermiş.

Biz Dr. Kadir Tuğcu' yu tanımadık ama Ata' nın doktoru Prof.Dr.Ayça Vitrinel' in yaklaşımı da neredeyse paralel diyebilirim.Ayça hanım gerekmedikçe ilaç yazmaz, kan idrar vb tahlil istemez... Bayılıyorum kendisine. Hatta bizi sık sık uyarır:"Gerekmedikçe çocuğunuzun kanını aldırmka YOK!Tamam mı??" Bizden de sağlam bir "tamam" sesi çıkar her defasında :)))

Göz ve diş muayeneleri için yine uzman arkadaşlarının görmesini düşündüğü bir şey olursa bizi yönlendireceğini söyleyen doktorumuz Ayça Vitrinel' e bizi sürekli doğruya ve doğala yönlendirdiği için ATA adına çok teşekkür ederiz.

Sevgiler:)

14 Eylül 2010 Salı

Helal Olsun Böyle Doktorlara


Efendim,

Hepimiz evladımızı en iyi şekilde ve en iyi şartlarda yetiştirmek için didiniyoruz. Bu çabamızın başında ise sağlığını emanet ettiğimiz doktorlar var. Ancak şahsi olarak düşüncem birçoğunun tıptan mezun olduktan sonra eczacılık için çalıştığı yönündedir.

Çocukluğumda arada sırada SSK ve emekli sandığı hastaneleri artı olarak üniversite hastanelerini yıllarca ziyaret eden ben doktorları reçete yazan amcalar olarak kodlamışım. Ta ki kendi doktorumuz Müfit Turman ile tanışana kadar. Herzaman doğal ve basit yöntemleri tercih etmişti. Biz de öyle büyüyünce sandım ki doktorlar, dinler, inceler, konuşur ve anlatır.Sonra biz onları uygularız,ilacımızı içeriz ve sağlığımıza yeniden kavuşuruz.

Yok yahu! Öyle değilmiş meğer, çocuk aklımla yanılmışım; doktorlar hastaların yüzüne bakar ve ilaç yazarmış.A-ah bir de kan idrar tahlili istermiş.Yada ultrasound,tomogrofi,MR vb...

Tepemin tasını attıran son olay Türkiye'nin çok bilindik bir üniversite hastanesinde ufacık bir şeyi kocaman yapıp neredeyse kanser diyeceklerdi de bir daha kapısının önünden geçmeyip sağlığıma kavuştum.

Koskacaman bir genç kızdım ve gözüm açılmıştı.Hastane ve doktorlar ilaç kartelleri olmadan büyüyemezler. Bu kartellerle iş yapmayan doğal yöntemlere yakın ve yatkın birilerini bularak gerekmedikçe doktora gitmemek gerektiği kanaatine vardım. Çünkü hastanelere gitikçe insanın sağlığı bozulup,daha çok hasta edebilen yerlerdi artık bana göre.

Az ilaç reçete ederek, daha doğal ve bütünsel yaklaşan bütün doktorları tenzih ederim. Tekrar ederim.


En son 1 yaş kontrolü ile ilgili bir araştırma yaparken çok radikal söylemleri olan bir doktora rastladım, yani Dr.Kadir Tuğcu'ya... Açıklmaları o kadar net ve doğruydu ki bana kalırsa, bir solukta bütün forumu okuyuvermişim yahu! :)

Bir anne sormuş:
"hocam 18 aylık oğlumun rutin kontrolünde doktor kulağında kızarmanın oldunu ve gece beslenmelerinden kaynaklandığını söyledi bırakmamı söyledi
ama emerek uyuduğu için bırakamıyorum tabi gece uyanıncada istiyor
böyle bir sebepten kulak kızarırmı eğer emmekten oluyosa gündüzde olmazmı
2gündür de 37 civarı ateş olup düşüyo kulağından mı acaba
daha antibiyotik kullanalı bir hafta oldu napayım hocam"

Hocam cevaplamış:
"O doktor o işi tam bilmiyor. Onun dediği, "biberon"u yatarak alanlar için... Anne memesi alanlarda öyle bir şey olmuyor..37 ateş değildir. Anne sütü alanlarda kulak problemi son derecede nadirdir... "

HELAL OLSUN ! :)



Emzirme ve ek gıda üzerine söylediklerini mutlaka herkes okusun. Çoğumuz kandırılıyor, asılsız bilgilerle bebeklerimizi doğru olarak gösterilen sabun köpükleriyle büyütüyoruz. Örneğin 6 aydan sonra anne sütü yaramaz gibi bir saçmalık yoktur. Bebekler 2 yaşına kadar emzirilmelidir deniyor ama bir yandanda şu yeni klişeleri bize dikte eden doktorların ağzına bakıp sağlam çocuk yetiştirmeye çalışıyoruz.

Dr. Kadir Tuğcu gibilere çok ihtiyacımız var diyorum tekrar ve özetle. Yolu açık olsun, başarılar diliyorum kendisine candan yürekten.

Sevgilerimleeee :)

Aylin