Sanki bugün farklı mıydı? dersem yalan olur. Evet farklıydı, hem de küçük ama çok önemli bir fark vardı.
Bu sabah faranjiti tavan yapmış, saçı başı dağılmış, ateşi çıkmış, pelte gibi olmuş bir anne olarak uyandım. "Ne yapacağım acaba" derken Ata uyandı. Emme, sabah kıkırdaşmaları derken, sürünerek elimi yüzümü zor yıkadım. Son enerjimle mutfağa ilerledim ki, kocacığım sağ olsun, kahvaltıyı çoktan hazırlamış :) Ne dua ettim ama...
Sabah kahvaltımız, müziğimiz derken iyice ağırlaştım. Bir de baktım uyumuşum ve evde kimse yok. 1 saat kadar sessizliği üzerime örtüp dinlendim ki bu bana ilaçtan öte fayda etti.Ata'cığım gelip sabah uykusuna yatınca ev işlerini bir çırpıda hallettiğim için pek mutlu oldum. Kendime baskı yapmayıp "amaaaaaaan salla kızım Aylin, olduğu kadar" deyince epey gevşedim ve mutlu mesut bahtiyar bir şekilde güne devam ettim.
Sonra Ata'cığımla pili bitene kadar oynadık. Bir ara babasıyla sahile inip koşturup tepiştiler. Oh! ne kadar sinir stresi varsa gitti kuzumun.
İşte bugünün en büyük farkı buydu; Ata acayip huzurluydu. Biliyordu işte bir şekilde "anne burada", "anne abece'ye gitmeyecek", "anne ile akşama kadar oyun oynayacak, şakalaşacak". Saatleri bilmiyor, günleri bilmiyor ama bir şekilde hissediyor işte günün nasıl geçeceğini ve annenin nerede olacağını.
Çalışan her annenin çocuğunda oluyor böyle sinir stres zamanları belki de. Çalışma saatlerim değiştiğinden ve annannesiyle dedesi İzmir'e gittiğinden beri biraz asabiydik biz.
Harvey Karp'ın notlarını hatmettik. (Özge'ye bir kez daha teşekkürler.)
Sakin sakin konuşmadık mesela o asabiyken. Hafiften ben de yükselttim sesimi.
Anında ilgisini başka yöne çekmedik.
Sakinleşince başka şeylere yöneldik.
Bir şeye inat ettiğinde biz de inatlaşmadık, sessiz kaldık. İşi abartırsa tatlı sert yaptık kendimizi.
Bu "fast food" kuralı süper birşey. Yani çocuklar için acayip işe yarıyor. Şimdi örneğin, biz ağlansak sızlansak bir arkadaşımıza ve o bize "seni anlıyorum" demek yerine öğüt verse... Ne sinir değil mi? İşte yetişkinlerin en büyük hatası bu çocuklarına karşı. Öğretmenlerin de... Hemen ahkam, hemen öğüt yada hemen azar.
Hocamız Prof.Dr.Üstün Dökmen "Bir çocuk eline taş alıp cama yönelmek istese bile, cama taş atmak istiyorsun deyin" derdi. "Anlaşıldığını ve kendisine ayna tutulduğunu görünce gevşer ve daha da sakinleşir" derdi.Sadece sakinleşmek için idealdir diye anlatmıyorum. Herzaman herkeste işe yarayabilir. İşte bu davranış gerçeğinin fast food uyarlaması süper.
Geçenlerde Ata eline viledayı almış bir güzel yerleri paspas etmek istedi (bunları ayrıca anlatacağım, hergün bir temizlik badiresi var evde çünkü :) Baktım artık elini sürüyor, sürdüğü elini ağzına götürüyor, tatlı sert elinden almak istedim. Tamam, çok kötü bir girişim oldu Ata için ama genişlik de bir yere kadar. N'oldu??? Tabi ki çıldırdı. "Ata paspas yapmak istiyor", "Ata onu geri istiyor" dedikçe ağlama şiddeti azalıverdi. Sakinleşince arabasına yöneldik, oynamaya başladık ve onu kucaklayıp koklaya koklaya öptüm :)
Bir örnek de mutfaktan. Yemek yaparken bacağıma yapışarak kucağına almamı istedi, sonunda aldım. Bu sefer tencereye uzanıp yemeği karıştırmak isteyen küçük yamak tehlikeli bir şey yaptığını fark etti ama kendince taviz vermedi. Hemen oradan uzaklaşınca yırttı kendini. Oradan uzaklaşırken "Ata mama yapmak istiyor" diye diye çıktım mutfaktan. Ağladı ağladı ağladı... Sonra sakinleşti. Gidip aynaya dil çıkarıp mööööö deyince sıkı sıkı sarıldım ona yine.
Canım benim ya! :)
Kızmıyorum ona...
Annesini hep ama hep yanında istiyor, her çocuk gibi ve tabi ki her çocuk gibi yerden göğe kadar haklı. Hep onunla ilgilenilsin, oyun oynansın, dışarıda gezilsin, şakalaşılsın, gülüşülsün, kıkırdaşılsın... Bunu herkes ister. Niye Ata istemesin ki?
Yarı zamanlı çalıştığım halde yokluğum etkisini gösteriyor. Baba ile babanne ve aile dostlarımızla harika zaman geçiriyor ama akşam eve gelince soruyor hesabını! Neredeydin anne? Başlıyor mızırdanmaya, ağlamaya, sinirlenmeye.
Eee, ben de anneme yapardım aynısını o okuldan gelince. Hem insan candan sevdiklerine böyle ağlar sızlanır, öyle değil mi ya!
Abartmayayım, annesini istemek her çocuğun hakkıdır diyor bu upuzun yazıya bir son veriyorum :)))
