pratik bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pratik bilgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
10 Şubat 2011 Perşembe
Tweet
Yeni Anneye Manifesto
Bunu ilk gördüğümde çok beğenmiştim Paylaşmak isterim. Çok güzel bir şey hazırlamışsın İrem tebrikler.
Etiketler:
anne,
pratik bilgiler,
psikolojik destek
23 Aralık 2010 Perşembe
Tweet
Cici kaka
Ata ile tuvalet alışkanlığı ve tuvalet eğitimi ile ilgili ön çalışmalarımız tam gaz devam ediyor sayın seyirciler. Aileye verdiğim sıkı bir brifingle neyin ne olacağı konusunda artık hepimiz hemfikiriz ve herkes aynı şeyi uygulamak için canla başla çalışıyor :)
İlk günler
Annem Ata'nın altını temizlemek için odaya geçmiştir ve ardından neşeli bir ses tonuyla:
Ayliiiiiiin-Efendim Anne?
Annem: Ne diyecektik? :)
-Cici kaka anne :)
Annem:Hah, tamam. Ata, bak annannem bunlar senin kakan. Bunlar cici, hadi sevelim. Ciciii,cicciii...Neymiş Ata'cım? Cici kaka. Aferin! Ne de güzel kaka yaparmış :)
Ata:Kak-ka
Bütün ev halkı: Evet Ata, bravo, kaka dedin. Alkış :)))
Not: Bir de kakayı lazımlığa yapsa birbirimize sarılıp çılgınlar gibi dans edip edeceğiz galiba, hahaha:)
Dede ile Ata alt değiştiriyor:
Dede: Oğlum bu ne? Ayy, yok böyle demeyecektir. Maşşalah benim torunuma, doldurmuş. Helal olsun bea!
Annanne:Dedesiiiii, unuttun mu "cici kaka" :)
Ev halklı : pohahahahahah
Ata:hahahaha :)
Baba ile Ata' nın öyküsü:
Baba:Ata, gel bakalım neler olmuş. Aferin babacım, kaka yapmışsın. İşte bak, kaka burada.Şimdi bu kakayı sevelim.Ciciii,ciciii...Sonra da saklayalııımmm.
Ata: Ciciiii?
Aynı diyaloglar benimle de gerçekleşiyor bu arada. Çift baskı olmasın diye es geçiyorum.

İşte böyle güle oynaya geçiyor bu dönem. Lazımlığı klozetin yanına koyduk. Organiktir kendileri yalnız , öhö öhö :)Arada üstüne oturuyor, ters çeviriyor, bakıyor, inceliyor. Belki üzerine oturmak eğlenceli gelir birgün ve oturur.
İlk günler
Annem Ata'nın altını temizlemek için odaya geçmiştir ve ardından neşeli bir ses tonuyla:
Ayliiiiiiin-Efendim Anne?
Annem: Ne diyecektik? :)
-Cici kaka anne :)
Annem:Hah, tamam. Ata, bak annannem bunlar senin kakan. Bunlar cici, hadi sevelim. Ciciii,cicciii...Neymiş Ata'cım? Cici kaka. Aferin! Ne de güzel kaka yaparmış :)
Ata:Kak-ka
Bütün ev halkı: Evet Ata, bravo, kaka dedin. Alkış :)))
Not: Bir de kakayı lazımlığa yapsa birbirimize sarılıp çılgınlar gibi dans edip edeceğiz galiba, hahaha:)
Dede ile Ata alt değiştiriyor:
Dede: Oğlum bu ne? Ayy, yok böyle demeyecektir. Maşşalah benim torunuma, doldurmuş. Helal olsun bea!
Annanne:Dedesiiiii, unuttun mu "cici kaka" :)
Ev halklı : pohahahahahah
Ata:hahahaha :)
Baba ile Ata' nın öyküsü:
Baba:Ata, gel bakalım neler olmuş. Aferin babacım, kaka yapmışsın. İşte bak, kaka burada.Şimdi bu kakayı sevelim.Ciciii,ciciii...Sonra da saklayalııımmm.
Ata: Ciciiii?
Aynı diyaloglar benimle de gerçekleşiyor bu arada. Çift baskı olmasın diye es geçiyorum.

İşte böyle güle oynaya geçiyor bu dönem. Lazımlığı klozetin yanına koyduk. Organiktir kendileri yalnız , öhö öhö :)Arada üstüne oturuyor, ters çeviriyor, bakıyor, inceliyor. Belki üzerine oturmak eğlenceli gelir birgün ve oturur.
Etiketler:
aile,
Ata,
pratik bilgiler,
tuvalet eğitimi
Tweet

Posta kutuma gelen maillerden birini paylaşmak isterim:
Yanıtım:
Neleri neleri düşünüyoruz yahu. Bilinçli anne olmak, bilinçli bebekler yetiştirmek böyle inceliklerle dolu uzun bir yol anlaşılan. En güzeli ise bu yolculuğa aşkımız bebeğimizle ve sevdiklerimizle çıkmamız, öyle değil mi?
Bu maili okurken çok mutlu oldum. Doğalcı, bilinçli ve titiz yaklaşan bir anneyle tanışmak beni çok mutlu etti beni. Ne diyeyim; çoğalsın böyle anneler :)
SEvgiler
Emzirerek uyutmak sakınca yaratır mı?
Posta kutuma gelen maillerden birini paylaşmak isterim:
Merhaba Aylin Anne,
Bir konuda fikrine çok ama çok ihtiyacım var; kızım sadece emerek uykuya dalıyor, bundan ben de o da aslında hiç rahatsız değiliz, aksine çok da hoşuma gidiyor. sallanma ya da pış pışlanma isteği yok, sadece anne kokusu ve biraz da uyku öncesi anne sütü. Ama Bilinçli Bebek kitabında okuduğum zaman şok olduğum bi bilgiyi seninle paylaşmak istiyorum.
" Ama bebeğinizin sakinleşip uyumak için sallanmak, kucakta dolaştırılmak,emzirilmek gibi uyku saaati alışkanlıkları edinmelerine neden olursanız, başka sorunlarla karşılaşabilirsiniz." tabii öncesinde de mızmızlanan, huysuz bebeğin ağlamasının uykusu olduğu için değil de ağlayarak üzerindeki gerilimi boşakltması ihtiyacı olduğundna behsediyor. böle durumlarda da siz uykusu var diye sallar ya da emzirir uyutursanız da yatağına koyduğunda yine o gerilimi atamadığı için uyanacaktır. diye bahsediyor
Tamam iyi güzel hoş da uykuya geçişte emzirmek, emerken uyumak doğal değil mi? Kızım uyanmıyor, o da ben de mutluyuz ama inan onun sdece böle uyuması onun için ileride başka sorunlara neden olacaksa bir an önce farklı bir şeyler yapmam gerek diye düşünerek senden bu konu hakkında yardım istiyorum. Aslında zamanından çalmak istemem ama mailime cevap da verebilirsin, şimdiden anlayışın ve ilgin için çok teşekkür ederim.
Sevgilerimle,
Zerrin
4 Aylık Elif Alya' nın Annesi
Yanıtım:
Sevgili Zerrin Anne,
Bahsettiğin kitapta demek istediği şöyle: bebeğin ağlamasına izin vermezsek üzerindeki gerilimi atamaz. Ama ne zaman? Ağladığı zaman.
Şimdi çözmemiz gereken şu, Elif Alya uyku öncesi uyumak için mızmızlanıyor mu? Hayır. Yok böyle bir derdi. Çünkü annesi birazdan gelecek, onu koklayarak ve anne sütü alarak uyuyacak. Bu onun uyku sistemi. Eğer uyumak için sabırsızlanıyor, sürekli uyku öncesi ağlıyor olsaydı, ok.
Ağlama izni şöyle bir şey; bebek bir şey yaşadı, canı sıkkın ve ağlıyor. Onu hemen pışpışlamakla, memeyle susturmuyoruz. Ağlayıp gerilimini atlatmasını bekliyoruz. İleriki dönemde ise şöyle olabilir; diyelim ki emekliyorken yada ayakta durmaya çalışıyorken dengesini kaybetti ve düştü,bir yere çarptı vesaire. Canı yandığı için ve bu durumdan hoşlanmadığı için ağlamaya başladı. Hemen bebeğe, "yok bir şey, geçti" demiyoruz. Çünkü geçmedi, acı hala orada.Acının geçmesini veya gerilimin bitmesini birlikte bekliyoruz.Kucaklayıp, hafif hafif okşayıp ağlamasını tamamlaması için bir köşeye çekiliyor, ağlamasının bitmesini rahatlamasını bekliyoruz. Eğer gerilimini atmasına izin vermezsek, ileriki yıllarda bir travma yaşadığında başa çıkmasını beceremeyebilir. Kendi acısını yaşayamadığı için bu daha derin komplikasyonlara neden olabilir demek istiyor bence yazar.
Eğer uyku öncesi böyle bir gerilim varsa endişelen derim. Yoksa hiç kafana takma. Sen doğru yaptığına içgüdüsel olarak eminsen eğer hangi kitapta ne yazarsa yazsın, çok önemli değil bence.
Sears' ın A'dan Z'ye Bebek Bakımı kitabını öneriyorum. Doğumdan tuvalet eğitimine kadar herşey var :)
Biz Ata ile neler yaşadık? Anlatayım;
Ata ilk 3 ay özellikle akşamları ağlayan bir bebekti, ben de ağlamasını saygıyla dinlerdim. Tabi çok dayanılmaz bir şey anne için ama onun ağlayarak gerilimini atmasına izin verirdim.Ağlar ağlar ağlar, sonra emer ve uyurdu. Uyumak için ağlamazdı. O nedenle uyku öncesi biraz emip, gevşeyip uyurdu. Burada beni ve Ata'yı rahatsız eden hiçbir şey olmadı.
Yürüme döneminde de şöyle, düştüğünde "Aaahahahha, hiçbirşey olmadı ki, geçti, geçti","Aaa,bak uçak, araba, dü-düüt" diyenleri hemen susturup, Ata'yı kucaklayıp ağlamasının bitmesini sağlardım. Elimle bir yandan başını okşar, bir yandan "Canımmmm,düştüğün için canın yandı ve korktun.Bunun için ağlıyorsun, haklısın bir tanem" diyerek onu anladığımı anlatmaya çalıştım. Zaten 2-3 dakika geçmeden sakinleşiyorlar bebişler :) Bu bizde hala böyle...Büyükler anlamakta güçlük çekiyor ama ben Ata' nın acısını farketmesini, kendine tanımlayabilmesini, tam olarak neyinin olduğunu anlayabilmesini istiyorum. İleride neyin var, yüzün asık dendiğinde "hiç" demesin. Anlatsın içinden geldiği gibi...
Özetle sevgili Zerrin Annecim; Uyku öncesi gerilimi varsa ve ağlamak istiyorsa memeyi dayayıp susturmaya çalışmak acısını bastırmak olabilir ve bu da kişiliğinde ve hayatında zorluklar yaşatabilir deniyor anladığım kadarıyla.
Annelik kitaplara sığmayacak kadar canlı ve sonsuz birşey. O nedenle hislerine güven diyorum son söz olarak.
Sevgilerimle, kızını kokluyorum :)
Neleri neleri düşünüyoruz yahu. Bilinçli anne olmak, bilinçli bebekler yetiştirmek böyle inceliklerle dolu uzun bir yol anlaşılan. En güzeli ise bu yolculuğa aşkımız bebeğimizle ve sevdiklerimizle çıkmamız, öyle değil mi?
Bu maili okurken çok mutlu oldum. Doğalcı, bilinçli ve titiz yaklaşan bir anneyle tanışmak beni çok mutlu etti beni. Ne diyeyim; çoğalsın böyle anneler :)
SEvgiler
Etiketler:
bilinçli anneler,
gelişim psikolojisi,
pratik bilgiler,
uyku
21 Aralık 2010 Salı
Tweet
Çocuk kitaplarının özellikleri | Ata neler okuyor?
Ata artık yaşı gereği kitap okunması durumunda ilgi gösterecek durumda ve biz de evimizde ona özel hazırladığımız kitaplığı hizmete sunduk :)
Kitaplığı önceden hazırlamıştık, nereden başlayacağımızı biliyorduk. Çünkü üniversite yıllarında çeşitli derslerde çocuk kitaplarının özelliğinin ne olacağını okumuştuk. Ayrıca çocuk edebiyatı dersleri almıştım bir dönem. Bir de 2007 yılında Sabah Gazetesi'nde Kültür Sanat eki çocuk kitapları sayfa editörlüğü yapmıştım. O günlerde sürekli çocuk kitapları alıyor, yeni çıkan kitapları çok sıkı takip ediyordum. Epey kitap okumuş ve arşive koymuştum. İyi ki de öyle yapmışım :))) Koli koli kitabı var yavrumun :))) Annannem görünce "alim mi yapacaksın el kadar çocuğu" demişti :))) Haklı kadın, dedim ya..heryer kitap...
Neyse, çok uzattım.
Önce hangi kitapları seçmeli, özellikleri neler olmalı, anne babalar kitap seçerken nelere dikkat etmeli sorusunun yanıtı:
Çocuk kitaplarının temel özellikler ne olmalı:
Peki hangi yaşta hangi kitaplar seçilmeli?
Peki Ata neler okuyor?

Pocoyo ve Arkadaşları (Tükenmiş)
Pocoyo ile Fotoğraf Makinesi (Tükenmiş)
Pocoyo Sayabiliyor (Tükenmiş)
Pocoyo Duygular (Satışta)
Pocoyo Uyku Zamanı (Satışta)
Pocoyo ile Banyo Zamanı (Satışta)
Pocoyo serisini 6 aylık olduğu dönemden beri okuyoruz, eline verip sayfaları çevirip incelemesini istiyoruz. İçimiz rahat çünkü;
*Kitaplar AB ülkelerinde basılmış , Çin'de değil ve kriterlere uygun.
*Kapaklar sert ve su geçirmez.
*Renkler ve şekiller gelişimi için uygun.
*Konular bir bebeğin hayatıyla birebir ilgili olduğu için gelişimini destekliyor.
Şiddetle tavsiye ederim hepinize.
Bu serinin dışında evdeki diğer kitapları derleyip yine paylaşmak istiyorum.
Şİmdilik kalın sağlıcakla :)
Sevgiler
Kitaplığı önceden hazırlamıştık, nereden başlayacağımızı biliyorduk. Çünkü üniversite yıllarında çeşitli derslerde çocuk kitaplarının özelliğinin ne olacağını okumuştuk. Ayrıca çocuk edebiyatı dersleri almıştım bir dönem. Bir de 2007 yılında Sabah Gazetesi'nde Kültür Sanat eki çocuk kitapları sayfa editörlüğü yapmıştım. O günlerde sürekli çocuk kitapları alıyor, yeni çıkan kitapları çok sıkı takip ediyordum. Epey kitap okumuş ve arşive koymuştum. İyi ki de öyle yapmışım :))) Koli koli kitabı var yavrumun :))) Annannem görünce "alim mi yapacaksın el kadar çocuğu" demişti :))) Haklı kadın, dedim ya..heryer kitap...
Neyse, çok uzattım.
Önce hangi kitapları seçmeli, özellikleri neler olmalı, anne babalar kitap seçerken nelere dikkat etmeli sorusunun yanıtı:
Çocuk kitaplarının temel özellikler ne olmalı:
Ciltlemelerinin sağlam, boyutlarının gelişim özelliklerine uygun ve rahatça taşınabilir olması, resimlerinin anlaşılır, konuya uygun ve hayal güçlerini geliştirecek biçimde sanatsal değerlerinin olması önem taşır. Kapak ise konu ile ilgili ve ilgi çekici olursa çocuğun ilgi kurması kolaylaşır. Renk uyumu ve çağrışıma açık olan resimlerden oluşan kapağa sahip kitaplar ile çocukların çabuk bağ kurduğu bir gerçek. Yazı büyüklüğü ve karakteri ise: 1. sınıf ve okumaya başlayanlar için 24 punto, 2, sınıf için 18 punto, 3., 4. ve 5. sınıf için 12 punto, 6., 7. ve 8. sınıflar için 10 punto harflerin kullanıldığı kitapların seçilmesi okuma hızını ve devamını olumlu yönde destekleyecektir. Parlak ışığı yansıtan kağıtların kullanıldığı kiatplar yerine sağlam dayanıklı ve mat kağıtların olmasına dikkat edilmeli.
Giriş, gelişme ve sonuç bölümü olan, çocukların ilgi, duygu dünyasına dönük, yaratıcılığını destekleyen, sürükleyici, merak uyandırıcı nitelikte kitapların seçimi çocukların okuma alışkanlığını destekler. En önemlisi çocuklara öğüt veren, ders verici biçimde yazılmış kitaplar yerine esnek düşünmelerini yaratıcı olmalarını destekleyici, duygusal zeka gelişimine katkıda bulunacak biçimde yazılmış eserlere yönlendirilmelidir. Kitaptaki kahramanların özellikleri açık seçik anlatılmış olmalı çocuğun psiko sosyal gelişimine uygun olmalıdır. Örneğin anasınıfı öğrencisine ağır bilimsel nitelikte eserler uygun olmayacağı gibi 7. sınıf öğrencisine de ormandaki hayvanların bir macerasını anlatan bir öykü uygun değildir.
Sözcükler çocuğun dağarcığına uygun, iletişimini geliştirecek nitelikte seçilmişse ve kazandırılmak istenen kelimeler kitabın değişik yerlerinde kullanılarak sezgi yolu ile kavratılmaya çalışılıyorsa kitap seçimimiz gayet olumlu demektir. Kolay okunan, akılda kalıcı, somut, basit sözcükler seçilen kitapların tercihi daha başarılı sonuçlar ortaya koyacaktır.
Peki hangi yaşta hangi kitaplar seçilmeli?
Bu linktekikitap önerilerime ait notlar ise şöyle Okul öncesi dönemde çocuklar, gelişim özellikleri gereği masallara ilgi duyar. Üçdokuz yaş arası, 'büyülü düşünüş' dönemi olarak tanımlanabilir. Doğa, hayvan ve kahramanlık masallarında yer alan karakterlerle kendilerini özdeşleştirerek düşünce dünyalarını zenginleştirirler. Bilimsel verilere baktığımızda üç yaşında bir çocuk 270, dört yaşında bir çocuk 1400, beş yaşında bir çocuk 2 bin, altı yaşında ise 2 bin 500 civarında kelime haznesine sahip olarak okul çağına erişir. Okul öncesinde özellikle üç-dört yaşlarında çocukların dil gelişimi hızlıdır. Anne-babalar bu yaşlarda çocuklarının gelişimlerine uygun masal, kısa öykü, şiir ve tekerleme kitapları seçmelidir. Ritim duygusu, taklit yeteneği, yaratıcılık, duygusal zekâ gelişimi, bu yaşlarda seçilen kitaplarla hızlı ve sağlıklı olur. Çocuklar okul döneminde 1., 2. ve 3. sınıflarda masal, kısa öykü, kısa şiir ve tekerlemelere ilgi duyarlar. Dokuz yaşından itibaren gerçeklere ilgi duymaya neden, nasıl, niçin sorularını sormaya yönelirler. 9-12 yaş arası somut düşünceden soyut düşünceye geçiş dönemidir. Burada seçilmesi gereken kitaplar yaşadığımız dünyaya ilişkin soru ve sorunlarla ilgili olmalıdır. Gerçeğe uygun yazılmış öykü ve romanlar, düşünsel gelişimi destekler. 12 yaşından itibaren; çocuklar yüksek bir yaratıcılık basamağına geçerler. Düşünme, keşfetme ve yaratıcılıkları en üst noktadır. Bu yaşlarda serüven, gerilim ve heyecanı yüksek olan kitaplar seçilmelidir. Klasik eserlerin okunmasına bu dönemde başlanabilir.
Peki Ata neler okuyor?

Pocoyo ve Arkadaşları (Tükenmiş)
Pocoyo ile Fotoğraf Makinesi (Tükenmiş)
Pocoyo Sayabiliyor (Tükenmiş)
Pocoyo Duygular (Satışta)
Pocoyo Uyku Zamanı (Satışta)
Pocoyo ile Banyo Zamanı (Satışta)
Pocoyo serisini 6 aylık olduğu dönemden beri okuyoruz, eline verip sayfaları çevirip incelemesini istiyoruz. İçimiz rahat çünkü;
*Kitaplar AB ülkelerinde basılmış , Çin'de değil ve kriterlere uygun.
*Kapaklar sert ve su geçirmez.
*Renkler ve şekiller gelişimi için uygun.
*Konular bir bebeğin hayatıyla birebir ilgili olduğu için gelişimini destekliyor.
Şiddetle tavsiye ederim hepinize.
Bu serinin dışında evdeki diğer kitapları derleyip yine paylaşmak istiyorum.
Şİmdilik kalın sağlıcakla :)
Sevgiler
Etiketler:
Ata,
çocuk kitapları,
dil gelişimi,
kitap tavsiyesi,
pratik bilgiler,
zeka gelişimi
17 Aralık 2010 Cuma
Tweet
Salon güzelim benim
Aldığımda minik orkideciğimin üzerinde onlarca çiçek vardı. Kısa süre sonra döküldüler, eh tabi aldı beni bir hüzün. Okuduğum ve duyduğum gibi çöpe mi atmalıydım??? Hayır! Araştırdım biraz, dallarının ucundan 10 cm kadar kesilmesi öneriliyordu. Öyle yaptım. Hay bin kunduz! Kısacık kaldı dalları bu sefer.
6 ay sonra açar demesinler mi? :( Poooff! Bekleye bekleye ben çatlarım yahu! :)))
Neyse, sonra işi akışına bıraktım.
Orkidelerimi azar azar hergün suladım. Bardaüın dibiyle yani. Yine aynı miktarda kalan aloe vera çayşarından döktüm. Poşetlerini yırtıp toprağına serptim!Sonuç: mü-kem-mel!!!
En son Eylül ayında çiçeklerini dökmüştü. Aralığın ortasındayız yine açmaya başladı minik kızım :) Ayrıca aldığımda 2 daldı ve sondan atak yapıp hepsinden daha uzun olan yeni dalın üzerindeki tomucuklarla yeni yeni bir sürü orkidem olacak. Yaşasın.
Tecrübeyle sabit olan bu konuyu ehemmiyetle paylaşmak isterim sevgili anneler :)
Sevgiler, orkideler hepinize...
Sevgili Orkidem 2 yaşında :)
Salon güzelim benimAldığımda minik orkideciğimin üzerinde onlarca çiçek vardı. Kısa süre sonra döküldüler, eh tabi aldı beni bir hüzün. Okuduğum ve duyduğum gibi çöpe mi atmalıydım??? Hayır! Araştırdım biraz, dallarının ucundan 10 cm kadar kesilmesi öneriliyordu. Öyle yaptım. Hay bin kunduz! Kısacık kaldı dalları bu sefer.
6 ay sonra açar demesinler mi? :( Poooff! Bekleye bekleye ben çatlarım yahu! :)))
Neyse, sonra işi akışına bıraktım.
Orkidelerimi azar azar hergün suladım. Bardaüın dibiyle yani. Yine aynı miktarda kalan aloe vera çayşarından döktüm. Poşetlerini yırtıp toprağına serptim!Sonuç: mü-kem-mel!!!
En son Eylül ayında çiçeklerini dökmüştü. Aralığın ortasındayız yine açmaya başladı minik kızım :) Ayrıca aldığımda 2 daldı ve sondan atak yapıp hepsinden daha uzun olan yeni dalın üzerindeki tomucuklarla yeni yeni bir sürü orkidem olacak. Yaşasın.
Tecrübeyle sabit olan bu konuyu ehemmiyetle paylaşmak isterim sevgili anneler :)
Sevgiler, orkideler hepinize...
10 Ekim 2010 Pazar
Tweet
Bebekler ve diş çıkarma hakkında 3-5 bilgi
Yaşasın, yeni dişi hayırlı olsun!
Ama onun için ve özellikle annesi için epey zor bir süreç olabilir. Kimisi hafif atlatır, kimisi acillik olabilir.
Kimisi 4.5 aylık çıkarır, kimisi 12 aylık çıkarır ilk dişini. "Diş çıkarmanın erken olmasıyla zeka arasında bir bağlantı var mı" diye bir soru gelmişti aklıma. Çok fazla veri bulamadım ama hamilelikle alınan kaliteli kalsiyumun, bebeğin anne karnında iyi beslenmesinin, genetik faktörlerin etkili olduğunu okudum hemen hemen her yazıda.
Er veya geç çıkacak bu dişler için minik bir reheber çizim buldum:

Ortalama olarak bizim Törkiş bebekler 8.ayda çıkarıyorlamış ilk dişlerini. Demek ki genetik unsurlarımızın ortalaması bu. Anne nasıl diş çıkardı, baba ne zaman diş çıkardı diye sorarlar ama bana kalırsa birebir benzemesini beklemek çok saçma! Herkes çok orjinal ve kendine özel bence. KArdeş kardeşe benzemiyor hatta ve hatta. O nedenle, bırakalım bu manasız kafa karıştırıcı şeyleri de bilimsel bilgiler ne diyor ona bakalım.
Google'da yapılacak bir aramada, resmi sağlık sitelerindeki bilgilerin ciddi ve güveilir olduğunu düşünüyorum. Kafanızın karışmamasını istiyorsanız onlara takılın ama en doğrusu, doktorunuza danışın ki size özel bir yanıt alabilesiniz.
Soğan,
Ekmek kabuğu,
Havuç,
Biskuvi,
Çubuk kraker,
Salatalık vererek dişini kaşımasını kolaylaştırabilirsiniz. Bizim doktorumuz Prof.Dr.Ayça Vitrinel havucu pek önermiyor. Sert olduğu için "bebek ısırıp yutamayabilir" diyerek anneleri uyarıyor.
Bu arada az önce "Var mısın Yok musun" isimli yarışma programında ( en yarışmasız yarışma programı bence ) seyircilerin içine bir anne vardı. Tahminim 8-9 aylık oğlun a bir güzel çikolatalı gofret yediriyordu Acun'la çene çalarken, ki bebek sussun o da rahat rahat laf yetiştirsin.
Esefle kınıyorum! Bu anne bu çağda bebeğine şekerli,çikolatalı yedirmenin zararlı olduğunu bilmiyor olamaz,kabul etmiyorum. TV'ye çıktığına göre araştırma yöntemleri hakkında epey bilgi sahibi bana kalırsa. Bu pervasızlıkla çocuğun da gerçekleşecek olası olumsuz deişiklikler: çürük dişler,kan şekerinde tavan yapma ve düşme, safra kesesi ve karaciğer rahatsızlıkları,beyin gelişiminde daha yavaş ilerleme...
Yetmez mi??????? Allah selamet evrsin!!!!!!!
Konuya geri dönüyorum daha fazla sinirlenmeden:
Ağzından gelen sular için bez önlük kullanmak, gazlı bezle diş etlerini silmek,ateşi çıkınca doktoru aramak en önemli önerimlerim olacaktır.
Anneler için çok zor bir süreç bu.. Yemek yemeyebiliryor, geceleri sık sık uyanıp huzurları kaçabiliyor. Bence sıkça ve bol bol emzirmek çok rahatlatabilir. Anne sütünün ağrı kesici özelliği vardır.Huzur verip daha kolay uyumalarını kolaylaştıracağı ve tecrübeyle sabit olduğu için şiddetle Aylin Anne tarafından önerilir. :)
Sevgiler
Ama onun için ve özellikle annesi için epey zor bir süreç olabilir. Kimisi hafif atlatır, kimisi acillik olabilir.
Kimisi 4.5 aylık çıkarır, kimisi 12 aylık çıkarır ilk dişini. "Diş çıkarmanın erken olmasıyla zeka arasında bir bağlantı var mı" diye bir soru gelmişti aklıma. Çok fazla veri bulamadım ama hamilelikle alınan kaliteli kalsiyumun, bebeğin anne karnında iyi beslenmesinin, genetik faktörlerin etkili olduğunu okudum hemen hemen her yazıda.
Er veya geç çıkacak bu dişler için minik bir reheber çizim buldum:
Ortalama olarak bizim Törkiş bebekler 8.ayda çıkarıyorlamış ilk dişlerini. Demek ki genetik unsurlarımızın ortalaması bu. Anne nasıl diş çıkardı, baba ne zaman diş çıkardı diye sorarlar ama bana kalırsa birebir benzemesini beklemek çok saçma! Herkes çok orjinal ve kendine özel bence. KArdeş kardeşe benzemiyor hatta ve hatta. O nedenle, bırakalım bu manasız kafa karıştırıcı şeyleri de bilimsel bilgiler ne diyor ona bakalım.
Google'da yapılacak bir aramada, resmi sağlık sitelerindeki bilgilerin ciddi ve güveilir olduğunu düşünüyorum. Kafanızın karışmamasını istiyorsanız onlara takılın ama en doğrusu, doktorunuza danışın ki size özel bir yanıt alabilesiniz.
Soğan,
Ekmek kabuğu,
Havuç,
Biskuvi,
Çubuk kraker,
Salatalık vererek dişini kaşımasını kolaylaştırabilirsiniz. Bizim doktorumuz Prof.Dr.Ayça Vitrinel havucu pek önermiyor. Sert olduğu için "bebek ısırıp yutamayabilir" diyerek anneleri uyarıyor.
Bu arada az önce "Var mısın Yok musun" isimli yarışma programında ( en yarışmasız yarışma programı bence ) seyircilerin içine bir anne vardı. Tahminim 8-9 aylık oğlun a bir güzel çikolatalı gofret yediriyordu Acun'la çene çalarken, ki bebek sussun o da rahat rahat laf yetiştirsin.
Esefle kınıyorum! Bu anne bu çağda bebeğine şekerli,çikolatalı yedirmenin zararlı olduğunu bilmiyor olamaz,kabul etmiyorum. TV'ye çıktığına göre araştırma yöntemleri hakkında epey bilgi sahibi bana kalırsa. Bu pervasızlıkla çocuğun da gerçekleşecek olası olumsuz deişiklikler: çürük dişler,kan şekerinde tavan yapma ve düşme, safra kesesi ve karaciğer rahatsızlıkları,beyin gelişiminde daha yavaş ilerleme...
Yetmez mi??????? Allah selamet evrsin!!!!!!!
Konuya geri dönüyorum daha fazla sinirlenmeden:
Ağzından gelen sular için bez önlük kullanmak, gazlı bezle diş etlerini silmek,ateşi çıkınca doktoru aramak en önemli önerimlerim olacaktır.
Anneler için çok zor bir süreç bu.. Yemek yemeyebiliryor, geceleri sık sık uyanıp huzurları kaçabiliyor. Bence sıkça ve bol bol emzirmek çok rahatlatabilir. Anne sütünün ağrı kesici özelliği vardır.Huzur verip daha kolay uyumalarını kolaylaştıracağı ve tecrübeyle sabit olduğu için şiddetle Aylin Anne tarafından önerilir. :)
Sevgiler
Etiketler:
annelik,
Aylin Anne,
diş çıkarma,
pratik bilgiler,
Prof.Dr.Ayça Vitrinel
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
