blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blog etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Temmuz 2011 Perşembe

Süpriz

Blogumu blogspottan .com ' a taşıdım :)

Artık yeni adres: aylinanne.com

Beklerim

2 Mayıs 2011 Pazartesi

Yenilediklerim, değiştirdiklerim...

Herkese merhaba,

Uzun zamandır blogspota girip eski blog muhabbetini yapamadığım için buraları çoook ihmal etmiştim. Bugünden itibaren pek çok detay değişti ve yenilendi.

İlki "yorum" bölümüyle ilgili
Daha önce, yorum bırakmada sorun olduğunu bana bildirmiştiniz. Şimdi yorumlarınızı bıraktıktan sonra istenilen harf ve rakamları doğru girdiğiniz takdirde sayfada görünecek şekilde ayarladım. Umarım kolay olur, yormaz sizi. Tabi bu arada yorumlarınızı beklerim bol bol, beni yorumsuz bırakmayın :)

İkincisi Facebook /Twitter ikonlarım
Daha önce sağ sütünda kocaman mavi bir "beni facebook'ta takip et " ikonu vardı. O gitti yerine ahşap versiyonları geldi. Nasıl olmuş?

Twitter hesabı yaptım.
Beni twitterdan takip edebileceksiniz ;) Follow me lütfen :)

En önemlisi, postlara retweet butonu ekledim.
Yazılarımla ilgili olarak sol üst köşede yer alan butona tıkladığınızda retweet yapabilirsiniz. :)

Umarım bu değişikliklerle ziyaretiniz ve yorumlarınızla beni sık sık ziyaret edersiniz.

İyi haftalar, bol şans ve güzellikler dilerim.

27 Nisan 2011 Çarşamba

Benden size bir hediye



Geçenlerde Gün Yayıncılık tan arkadaşımız Orhan ile konuşuyorduk. Pam Leo' nun Çocuklarla El Ele Ebeveynlik isimli kitabını bir okuruma hediye etmek üzere göndereceğini söyledi.

Düşündüm de; bir anneye kendini harika hissedeceği bir kitabı okuma fırsatından daha güzel bir hediye olamaz. (Uzun bir cümle oldu.) Daha kısa bir ifadeyle;bu kitap bir takipçime anneler günü hediyesi olarak gidecek.

Kitabı okuduktan sonra anneliğinizi yaşarken daha rahat ve huzurlu olacaksınız. Buna çok eminim, çünkü bendeki etkisi %100 bu oldu. İçinde işe yarayacak çok fazla bilgi var ayrıca.

İşte bu kitabı takiçilerimden birine hediye etmek istiyorum. 4 MAYIS :) 2011 Saat 19:00 a kadar yorum bırakanlardan arasında çekiliş yapacağım. Şimdiden çok heyecanlı ve bir o kadar mutluyum. Kitap hediye etmek gibisi var mı? :)

Haydi sevgili annelerim...

Türkiye' nin neresinde olursanız olun, kitap sizi bekliyor.

Bol şans ve sevgiler

26 Nisan 2011 Salı

Nerede kalmıştık?

Yeniden merhaba,

Blogspotun kapatılmasından önce Çağatay' ın blogunda yazmaya başladım. Daha önce de bahsettiğim gibi wordpress beni pek açmadı. Mecburen herkes transfer olunca bile bloglardaki okunmada konusunda birlik bütünlük dağıldı gitti.

Çağatay' ın blogunda yazmaya devam ederken, bir yandan da çok farklı işler, projeler, okul, Ata, dersler, ev, yemek... bin bir türlü işin içinde koşturdum durdum.

ama en sonunda öyle bir durdum ki... 15 güne yakın bir süredir kalk(a)madan yatıyorum. Yorulmuşum... Öyle yorulmuşum ki... Kanamalar, şunlar bunlar... Dün geçirdiim operasyonla bu delicesine olan debelenmeye noktayı koydum.

Bundan böyle aktivite kadar dinlenmeye de zaman ayıracağımdan çok eminim.

Ayrıca "negatiften arınma" diyetine girdim. İçimdeki ve dışımdaki negatiflerden uzak duruyorum. İlla pozitif olacağım diye kasmıyorum. Ancak enerjimi daha da korumaya bakıyorum.

Bu süre içinde Ata'yı memeden kesmeke zorunda kaldık :( Öyle üzgünüm ki... Ancak 19 ay 10 gün süren bu güzel serüven için yaradana şükrediyorum. İsteyen herkese nasip olsun. Bu arada LLLTürkiye' nin çok önemli bir yazısını paylaşmak isterim. Çok özel bilgiler var.

...

Aylin Anne yenileniyor...
Aylin Anne dinleniyor...
Dinlenirken yeniliklere hazırlanıyor. Bu arada Aylin Anne takipçileriyle Facebook'ta paylaşıma devam ediyor. Haydi siz de katılın ;)

...

Sizden bir isteğim olacak.

Tasarladığım blogsal değişiklikler için sizden yardım istiyorum aslında.

Aylin Anne blogunda neler görmek ve okumak istiyorsunuz? Benimle paylaşır mısınız? Sıkça bahsedilmesini istediğiniz konulardan tutun da, renklere, şekillere varıncaya dek, ne varsa... Samimiyetle benimle paylaşır mısınız?

İster yorum yazın isterseniz mail olarak gönderin:
aylinatasagun@gmail.com

Bir de sanırım burada yazınca daha bir "biz bize" havası esiyor, daha samimi oluyor gibi. Kocamin blogunda daha bir resmi hatta epey mesafeli kalınabiliyor, değil mi?

Sevgiler, sağlıklar, güzellikler.

30 Mart 2011 Çarşamba

Son yazım

Çocuklara cinsel saldırıcı taciz ve tecavüzlerle ilgili olarak yaşadıklarımı burada yazdım. Bu akşma yada yarın

pedofillerin özellikleri ve
çocuklarımızı nasıl koruruz

sorularına ilişkin bilgilerimi ve yaşadıklarımı paylaşacağım.

Bilgilerinize ve de ilgilerinize sunarım.

Not:Linkteki yazımı arkadaşlarınızla paylaşarak, aklındaki sorulara yanıt bulmaya ve benzer olayları deşifre etmelerine yardım olabilirsiniz belki de...

Teşekkürler

Aylin

4 Mart 2011 Cuma

Bunları hissediyorum.

Kendimi "evinize girmeniz yasak" diyen bir polisle karşılanmış, daha sonra ise tasımı tarağımı toplamama izin vermeden kırık dökük bir iki eşyayla valizi koltuğumun altına sıkıştırılmış, kovulmuş, sokağa atılmış gibi hissediyorum.

Wordpress in o buz gibi halinden nasıl hoşlanmamı beklersiniz?

Evimden kovuldum ben...

Blogun arka fonunda kuşlar ve minik minik evler vardı ayrıca!

Ziyanınız büyüktür efendiler!

2 Mart 2011 Çarşamba

Yeni blogum

Türkiye'de blogspota erişim yasaklandı ve ben de yeni bir blog açtım.

Yeni blogum: aylinanne.wordpress.com

beklerim

sevgiler

aylin

1 Mart 2011 Salı

Bloguma erişebiliyorum

Bloguma erişebiliyorum.

Olanları ise trajikomik buluyorum.

23 Şubat 2011 Çarşamba

gözünü sevdiğiminin blogspotu!

Sormayın, ne zamandır yokum. ( 2 gündür hepi topu belki ama bana gçre uzun bir süre :))) Sebebine gelince, sevgili kocicim beni kendi bloguna transfer etme girişiminde bulunmuş, başarmış ancak wordpressin o hantal, ağır ve renksiz dünyasına şak diye uyum sağlayacağımı düşünerek yanılmıştı.

O ne öyle???

Kaçtım geldim benim cici renkli bloguma :))) Hahahahahahaa, okumasın, amanın! Okursa çok bozulacak ama bunu şöyle düşünsün, hani kız arkadaşlarla oturup çay kahve içip sohbet etmek gibi...

Şimdi onca transfer bedeli varken, atlar, yatlar, katlar filan, temelli geri dönenemem de :))) Ne edeceğim? Zoraki o wordpress denen soğuk programı öğreneceğim. Ftp si firezillası, şusu busu... Milyon tane iş lazım en ufak değişiklik için. Zaten Çağatay'ın blogu tam takır kuru bakır. Ne görsel var, ne renk ne desen. Ben anladım zaten onun beni niye transfer ettiğini. Renk gelsin diye, hımmmmmmmmmmmmmmm.... Evet, evet.

Zaten hayatına transfer ederken de hem kalbimi çalmış hem de aklımı almıştı, ettiği evlenme teklifiyle. Şimdiki transfer bedeli o tatlılığın yanında devede kulak kalır :)
Yatlar katlar değildi elbette mevzu bahis olan ;)

Ah kocacım ah... Ne diye açmadın kendine bir blogspot. Her birşeyi kolay, renkli, pratik...

Ahhh, ahhhh. Gözünü sevdiğiminin blogspot'u.

İnsanın blogu gibisi yokmuş bu arada yahu! Alışana kadar işim zor valla!

Beni yoklayın arada, yalnız bırakmayın olur mu? Wordpress olanı yani, zaten soğuk bir de kimse olmayınca depresyona girmeyeyim İskandinavlar gibi :))))

Seviyorum sizi ve bebeklerinizi...

Sevgileeeerr

Aylin

20 Şubat 2011 Pazar

13 Şubat 2011 Pazar

İşte Kazanan Şanslı :)


Gap Baby çekilişinin sonucu belli oldu. Kazanan: ÖZlem ( Doruk'un annesi)

Sevgili Özlem,

Bana iletişim bilgilerini gönderirsen hediyeni göndermek istiyorum.

Sevgiler

11 Şubat 2011 Cuma

Aylin Anne Anne Bebek Çocuk Ürünleri Fuarında



Haydaaa,

"Bu bloggerlar abarttı, fuarlarda stand mı açıyor"
diye düşündünüz belki ilk başta. Olabilir, kendinde bunu yapma isteği bulanlar vardır belki ama benimkisi kocamın yanına ilişmek şeklinde bir "açılım". Fuar açılımı... :))) Şöyle ki Çağatay doğum fotoğraflarıyla ve İstanbul Bayisi olduğumuz Babylife Kordon Kanı Bankacılığı firması ile hizmetleriyle Anne Bebek Çocuk Ürünleri Fuarı'na katılıyor. 17-20 Şubat arası gerçekleşecek fuara Ata ve bendeniz 19-20 Şubat'ta dahil olacağız.

Hall No:11
Stand No: C-132


Geçerken uğramayı ihmal etmeyin, tanışalım, kaynaşalım, merhabalaşalım, fotoğraflr çekilelim, olar mı? :)

"Sevgili" Hediyeniz Gap Baby' den







Bu şirin mont bebeğinizin olsun isterseniz 13 Şubat 2011 Pazar günü saat 19:00 a kadar yorumunuzu bırakmanız yeterli. Mont 6-12 aylık bebekler için bu mont çekilişine herkes katılabilir. Haydi haydi, durmayın, katılın :)

Sevgiler

Aylin

İtirafname



İrem bir itiraf listesi yapmış, özenip yazmaya ve yükü atmaya karar verdim.

-Hamileyken daha az yiyebilirdim ama boğazımı tutamadım yahu, ne yapayım 27 kilo aldım, lohusalıkta belim çok fena oldu. 1 ay yürüyemedim hatta. Çok pişmanım.

-Sezaryan oldum iyi de oldu, çünkü kalbim normal doğumda zorlanabilirdi. Ciddi bir durum var, sürekli takipteyim doktorlar tarafından. Bu durum çok kafama takılıyor. Ölüm korkusu gibisinden hayatımda olmayan bir korku türemişken anne olunca, bir de organik nedenler çıkınca arada arızaya bağlıyorum kendimi, ne yapayım yaaaaa :(

-Şimdiki aklım olsa EASY denen tuğla gibi kitabı elime bile almazdım. Daha doğalcı ve sprituel ağırlıklı şeyler okurdum.

-Hamileyken yoga yapamadım. İyi ki de yapamamışım, elimdeki çok popüler olan dvd program hatalıymış. Umarım siz de o programa uyup denemezsiniz.

-Çok ağır bir travmaydı sezaryan, kendimi içi deşilmiş, hayatı çalınmış, ölmüş olarak algıladım ameliyattan sonra.Ama ne olursa olsun epidural derim başka da bir şey demem.

-Hani meşhur bir söz döndü ya bloglarda. "bir çocuğu büyütmek için bir köy gerekir" şeklinde. Hah! Ata' nın doğumunu dört gözle bekleyip doğduktan sonra kapımı açmayan bizim köylülere fena halde bozuğum. (Annem-babam hariç).Öleceğim unutmayacağım bunu. Kin değil ama yaşayanlar bilir, "lohusaya atılan kazıklar, gün gelir poponu tırmalar".

- Ata' nın kolik olduğu dönemlerde, kötü bir bel, ev işleri, kucakta ağlayan bir bebek gibi bir kabusnameyle geçen ilk dört ayı hiç unutmayacağım.

- Kocam iyi bir baba ve hayat & ev arkadaşı. O olmasa hapı yutmuştuk toptan.

-Ata'yı koklaya koklaya ve emzirerek uyutmak baştan bir alternatif sonradan ise bilinçli bir tercihim oldu. İyi ki de öyle oldu. Asla pişman değilim.

-Bloglara şöyle bir göz atabiliyorum, ne yorum yazabiliyorum ne de sobe işleriyle ilgilenebiliyorum. Sebebi beni bekleyen ev,okul ve iş işleri :( Sanmayın ki bilerek..değil, billahi.

-Kocamın yaptığı işleri heyecanla destekliyorum. Hayatımıza renk katıyor onun projeleri. Neredeyse hergün yeni doğan birbirinden güzel bebekler onun işi, nasıl heyecanlanmayayım. Sinema tv işi de pek güzel ama başka itiraflarım var.

-Katalog çekimlerindeki çıtır mankenler çok güzeller, çok çıtırlar ama zeki zeki bakanını daha görmedim. Olsa zaten sütyen için mankenlik yapmazlar diye düşünüyorum. Ayrıca kocamın popüler mankenlerle çekilmiş fotoğraflarının sosyal paylaşım sitelerinde dolaşmasıyla çok eğlendim. Herkes arıza çıkaracağım sandı ama ben kıkır kıkır gülüyordum bu işe. Sebebi malum.

-Sinema tv sektörü dostluk arayan iyi kalpli insanlara göre değil. Herkes birbirinin kuyusunu kazıyor ve herkes alabildiğine çıkarcı. Büyük olmak için çok büyük pislik olmak şart. Bu nedenle Çağatay "büyük" olamaz.

-Uykusuz gecelerin sabahında hazır kahvaltı masasıyla karşılaşmak elmas madeni bulmak gibi birşey.

-Annemin İzmir'de oluşuna, İzmirdekilerin burada olmayışına çok üzülüyordum başlarda. Bizim ailede çocuk olan ev hergün kapıdan ziyaret edilir, anneye "bir ihtiyacın var mı" diye sorulur.İstanbul' da yok böyle şeyler. Amaaannn geçti gitti. Ata büyüdü herkes büyüdü.

-İkinci çocuğa hazırım. Hatta üçüncüye...dördüncüye...

- Katı gıdaya geçerken yaşadığım stres ne gereksiz bir şeymiş yahu! O stresin varlığını algılayan oğlum "ulan bu yemek yemek kazık gibi zor bir iş galiba" dedi galiba. O da strese girdi sayemde. Halbuki ver gitsin, yemiyorsa da kapı gibi anne sütü var oysa. Açlıktan ölmezdi herhalde. Ne acemiymiymişim :)))

-Sağlık ocağındaki "2-3 saatte bir emzirin" diyen hemşirelere uyduğum için çok pişmanım. Gece kalkıp kalkıp mışıl mışıl uyuyan Ata'ya emsin diye neler yaptım. Ayağını gıdıklarım, bacağını hafif hafif cimcikledim. Neymiş, uyansın emsin miş. Eee, 3-4 saat içinde acıkınca zaten kalıyor, ağlıyor. Onu bekleseydim ya! Ne salağım.

-Doğum yaptığım hastanede, uyuyan minicik oğlumu uyandırmak için bacağını hart diye cimcikleyen hemşireye uçan kafa atmadığım için de çok pişmanım. Zaten orası garip bir yerdi, bir daha da işim olmadı çok şükür. Ameliyattan sonra emzirmek için yanıma döndürmeye çalışan başhemşireye de lazımdı o uçan kafadan bir tane. sızım sızım sızlayan bir kesik, yanıma dönmemi bekleyen zebani bir hemşire, dönemeyen bendenizi hırpalaya hırpalaya çevirirken yüzümün buruştuğunu görünce " eee, anne olmak kolay değil" demişti. Söylemesi kolay tabi.

-Doğumdan sonra 7. ayımda regl olunca salya sümük ağlamıştım. Sütüm kesilmesin Allaaam noolur diye :)Gülüyorum aklıma geldikçe ...

-İnek sütü içmeyen oğlumu bu konuda üzmüyorum ve üstüne gitmiyorum. Kalsiyumun tek kaynağı inek sütü değildir. Belki de vegan olacak kendisi, ne malum :)))

- Şimdiki aklım olsa, "hava soğuk çocuğu dışarı çıkarma" diyen bizim köylüleri dinlemez arabaya atlar atlar gezerdim. Tek başıma, mek başıma, hayat zaten tek başına...

-Bana bir iki çocuk yetiştirip, son yetiştirdiği çocuk 50 sine gelmiş kadınlar tarafından pedagogluk taslanmasından hoşlanmıyorum.

-Çalışmaya başlayınca zeka puanım arttı.

-Mutfakta bazen tam bir faciayım. Bazen de Emine Beder teyzeme nal mıh toplatacak kadar iyi olduğumu düşünüyorum.

-Okuldayken Ata ile bağlantım kesiliyor. Pek aklıma gelmiyor onca çocukla uğraşırken.

-2007 başladım blog tutmaya. Ata'ya hamileyken tuttum bir ara, yine doğunca bir ara...Hiçbiri yok, sildim. Çünkü mutluluğumuzu ve oğlumuzu kıskandığını bildiğim pek fena hanımlar vardı etrafta. Yazmadım olanı biteni. Yazın yapacak iş bulamayınca Aylin Anne blogunu açtım. Ata' nın hikayelerini bu nedenle yazmadım, fotoğraflarını yüklemedim şimdiye kadar. Bu mecburi güvenlik önlemine hayli içerlemiştim ama iyi de yapmışım. Zaten çok eski ve gizli bir blogum var Ata için. Oraya yazıyorum sırlarımızı :))) Nasıl fikir ama ???

Amma doluymuşum meğer. Of of of offff! Çok iyi geldi itiraf etmek. Teşekkürler İrem.

9 Şubat 2011 Çarşamba

Selamlar

Blogger' ın istatistikleri sağolsun, ülke ülke nereden okunduğumu öğrenebiliyorum. Kim olduğunuzu, çocuklarınızı, hayatlarınızı, umutlarınızı, yaşadığınız zorlukları, beni neden okuduğunuzu bilmiyorum ama nereden olduğunuzu biliyorum :)))

Bunu bilmek beni hem mutlu ediyor hem de haber verme ihtiyacı hissediyorum size :)

Amerika, Kanada, Şili, Brezilya, İzlanda, Rusya, Özbekistan, Japonya, Avusturalya, Endonezya, Birleşik Arap Emirlikleri, Azarbaycan, Gürcistan, Bulgaristan, Yunanistan, Nijerya,İsrail, Libya, Fas, Hollanda, İtalya, Almanya, Belarus, Estonya, İsveç, Norveç, Finlandiya, Danimarka, Çin, Tayvan, Katar, İspanya, Fransa, Çek Cumhuriyeti, Romanya, Polonya, İran, Macaristan, İsviçre, Arnavutluk, Sırbistan, Bosna-Hersek, İngiltere, İrlanda, Kıbrıs ve ülkemdeki herkese... Bu listede olmayan ama okuyan herkese candan selamlar gönderiyorum.

İlginiz için Çok ama çok teşekkür ederim. Bu şekerler sizin için :)



Sevgiler

Aylin

27 Ocak 2011 Perşembe

Ata' nın Perdesi


O mu olsun, bu mu olsun erken sonunda Ata' nın da, anasının da gönlüne göre bir perde bulundu. Malum, bizimle aynı odada yattığı için idareten bir perde vardı. Ikea' dan aldığım tupturuncu bir perde... O gitti yerine işte fotoğraftakinin aynısı geldi.

Ata bayıldı, bayıldı! :)

Turuncu tüllerle çok hoş oldu. Arayanlara tavsiye olunur.Buradan alabilirsiniz :)

NOT: Yılbaşı çekilişinin talihlisi RÜZGAR BEBEK lütfen bana mail atsın :)

NOT2: Blogumda çok minik ama çok önemli bir değişiklik yaptım. Acaba farkettiniz mi? :)

25 Ocak 2011 Salı

Unuttum sanmayın ! :)



Sadece karne telaşından dolayı minik bir aksama oldu.Yeni yıl çekilişinin ilk talihlisine ulaşamayınca ve yedek aday belirlemeyi akıl edemeyince, haftalarca bekleyip ulaşmaya çalıştım ama nafile.

Düzenlediğim son çekilişin talihlisi RÜZGAR BEBEK oldu.

İletişim bilgilerinizi bana gönderirseniz en kısa zamanda adresinize kargolamak istiyorum :)

Tebrikler, sevgiler

Aylin

23 Ocak 2011 Pazar

Aylin Anne Facebook'ta !



Ben de modaya uydum :P Aylin Anne sayfası oluşturdum Facebook'ta.

Tıklayıp beğenebilirsiniz :)

Sevgiler, hepinize güzel günleeeerrr :)

21 Ocak 2011 Cuma

Akıl Defterimden Notlar; Teşekkür, sorumluluk, hediye ve kandırmacaya dair...



Öncelikle özelden ve genelden gönderdiğiniz başsağlığı mesajlarınız için ayrı ayrı, tek tek hepinize çok teşekkür ederim. Yüreğimdeki acıyı hissedip paylaşmanız beni çok duygulandırdı ve bir nebze olsun hafifletti. Allah hepinizin evladını size bağışlasın, yüzleri hep gülsün, sağlıkları, neşeleri hep yerinde olsun. Sağolun tekrardan.

Yuvadan gelen çocuklarla ilgili gelen maillerinize tek tek dönmeye çalıştım ve herkese aynı şeyi söyledim "bana biraz zaman verin ayrıntılı birşeyler yazacağım diye"... Şöyle ki;
1.Çocukların ihtiyacı olan şeyler neler, bunların bir analizini yapar, paylaşırım. Ama bilin ki giysi, yiyecek, kitap, defter, eğitim araç-gereci, yiyecek, tv, bilgisayar... herşeyleri bol bol var. Bu konuda devlet çok iyi bakıyor, hakkını verelim.
2.Şahit olduğum kadarıyla önemli olan "manevi destek"...
Bir çocuğa gönüllü olarak nasıl destek olunur?
Bu işin prosedürü nedir?
Kimler gönüllü olabilir?
Kimler koruyucu aile olabilir?
Sosyal yönden başka ne tür destekler sağlanabilir?

Bunun gibi pek çok soruyu 25 Ocak 2011 Salı günü yetkilelere sorup, en doğru yanıtları size buradan aktarmaya çalışacağım. İlginiz için çoooooooooooooooooook teşekkür ederim. Yazdıklarınızı okudukça içimdeki o büyük ve garip sızı hafifledi, inanın. Tekrar tekrar teşekkür ederim. İyi ki varsınız.

3.Hatırlarsanız 2011' e girerken bir yeni yıl çekilişi düzenlemiş, kazananları ise buradan duyurmuştum. Ancak AISHA çekilişine katılanlar bana geri dönüş yaptı, hediyelerini aldılar. Fakat uyku seti ve melek kazanan talihliye bir türlü ulaşamadım. Bu beni epey üzüyor. Eğer ulaşabilirse çok sevinirim. Ulaşamazsa pazartesi günü katılanlar arasında yeni bir çekiliş yapıp duyuracağım. Bilginize :)

4.<strong>Belirtmek istediğim son bir not var ki bu çok önemli: blog üzerinden tanıtım yapmak isteyenler oldu. Çoğunu nazikçe reddettim. İlk defa bir firmaya evet tanıtımınızı yaparım ama bir şartla, hediyenizi ATA'ya değil, sınıfımdaki öğrencilerime yollarsanız çok sevinirim dedim. Gözyaşartıcı derecede duygusal yanıtlar aldım.

Aylar geçti neredeyse, bu iyi kalpli(????!!!!!) firmanın linkini paylaştığım halde "yazınızı göremedik, çok üzgünüz" gibisinden bir yalanla bana yanıt verdiler. Kendilerini eshefle kınıyorum. Blogumdan reklam yapıyorum diye pek çok insanın hışmına uğramıştım, "çocuklara hediye gidecek,mutlulukları için değer" diyerek dişimi sıkmıştım, ama boşunaymış! KANDIRILDIM. Tek kandırılan ben değilmişim Hülya' nın yazdıklarına ve gelen yorumlara bakılırsa pek çok insan üzülmüş, incitilmiş. NE AYIP!

Bu nedenle blogum aracılığyla kendini tanıtmak isteyenler varsa lütfen iki kere düşünsün, çocuklara yardım yapmayacaksanız mail atmayın, istekte bulunmayın lütfen. Reyting için çekiliş yapan çok sayıda blog var, oralar daha uygun olur sanırım.

Ayrıca Aisha, Nivea, Prima ve o bahsettiğim firmanın çekilişi dahil, kendime bir iğne dahi kabul etmedim. Hışmınız boşunaydı sevgili bayanlar, bilginize!

Şimdi gidip film izleyeceğim, hepinize iyi geceler...

10 Ocak 2011 Pazartesi

Beni de mimlemişler



Sevgili İkiz Annesi bana ödül vermiş ve mimlemiş sağolsun. Ben de sevgili dostlarım Açalya, Ayça, Sena, Deli Anne'yi mimliyorum. Hadi hayırlısı bakalım :)


1- Kaç Yaşındasınız ? 332- İsminizin Son Harfi Ne ? Adım AyliN
3- En Sevdiğiniz Renk ? Beyaz4- Kilonuz Kaç ? 62
5- Boyunuz Kaç ? 1.67
6- Ailenizin Kaçıncı Çocuğusunuz ? İlk :)
7- En Sevdiğiniz Şarkı ? Bu aralar "Ali Baba' nın Çiftliği" :)))
8-Sigara Kullanıyomusunuz ? Hayır
9-Alkol ? I-ıh!
10- Çayı Fincanda mı İçersiniz Çay Bardağında mı ? Hepsi uyar :)