bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebek etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Temmuz 2011 Cuma

Emzirme Danışmanı Beyhan Numan ile Söyleştik

Sevgili Beyhan hemşire bir emzirme danışmanısınız. Mesleğinizi anlatın bize. Emziren anneler ve anne adayları için çok önemlisiniz :)
Merhaba Aylin' ciğim. Evet, ben hemşire kökenliyim, yeni doğan yoğun bakım hemşiresiyim. Son 8 veya 9 yıldır da emzirme danışmanlığı yapıyorum. Uzun yıllar Amerikan Hastanesin’de çalıştım. Son 7 aydır da serbest herhangi bir yere bağlı olmadan çalışmaktayım. Emzirme Danışmanlığı ülkemizde çokça yaygın ve bilinen bir şey değil. Yurtdışında ise oldukça yaygın bir birimdir.
Ben öncelikle emzirme danışmanı kime denir ve neler yapar ona değineyim istersen. “Emzirme sürecinde anne ve bebeğe emzirme ile ilgili her konuda destek veren , bu konuda EĞİTİM ve uzun yıllar çalışmış uzman kişiye emzirme danışmanı denir” Evet, zor ama mesleğimi çok seviyorum. Zorlukları; Türkiye’de pek oturmuş bir birim ya da meslek değil. Biraz zamana ihtiyaç var hele mamayı seven bir toplum ve hekimlerimiz varken bu işi yapmak biraz zor oluyor. Yine, büyük aile fertleri ikna etmek ve onların tabularını yıkmakta zor. Ama bunlar aşılmayacak şeyler değil. Yeter ki canı gönülden bunu isteyelim ve yapalım.



Emzirme nedir? Nasıl tanımlıyorsunuz?
Emzirme anne ve bebek arasında oluyor, üçüncü kişi ile olmuyor BEN emzirmeyi DANSA benzetiyorum siz ve partneriniz yani bebeğiniz… Benim görevim kaçırmış olduğumuz ritmi dışarıdan yerine oturtmak, küçük dokunuşlarla ve sözlerle…

Emziren anneler size ne zaman danışmalı?
Burada annenin azmi sabrı ve ne istediği önemlidir. Anneler doğum öncesi veya doğum sonrası başvurabilirler. Doğum öncesi emzirme eğitimi alarak tanışabilirler. Sonrasında ise anne ve bebeğin buluştuğu ilk andan emzirme süreci boyunca destek alabilirler... Emzirme ile ilgili sorunlarda destek alabiliyorlar.

Anne sütünü arttırıcı önerileriniz var mı, varsa neler, hemen alalım :)
Anne sütünü ne arttırır? Bir kere keyif alarak dans etmeli partneriyle (emzirme ) Anne bu arada etrafından yardım almalı, bütün her şeyi kendisi yüklenmemeli. Anne sütü yetersizliğinde pratik veya teorik nedenler mi, yoksa yapısal nedenlerden dolayı mı bunu bilmek gerek. Eğer teorik ve pratik ise çözüm kolay yapısal ise biraz zor .Burada önemli olan dansa devam emzirme ilk dans ama sonra önümüzde o kadar çok danslarınız olacak ki onlara doğru yönelmek..dediğim gibi “beden doğurur yürek büyütür”...

Anne emzirme dönemi boyunca kendini ve bebeğini stresten korumak için ne yapmalı?
Öncelikle keyif almalılar ve emzirmeyi bir iş veya görev olarak görmemeliler. Sevdiğim bir söz “beden doğrur yürek büyütür”, yine tekrarlıyorum. Bebek doğar doğmaz ilk dakikada meme ile tanışması memeyeyi emmeye bilir. Yalaması bile süt oluşumunu tetikler. Bebek her istediğinde emzirilmeli. Saat endeksli olmamalı. Bol sıvı tüketmeli, dinlenmeli stresten uzak olmalı. Emzirme sonrası memeler dolu ise boşaltılmalı süt üretimin devamı için. Form çaylarından emzirme sürecinde biraz uzak kalınmalı süt üretimini azaltıyor adaçayı, yeşil çay vb gibi…

Kendinize nasıl zaman ayırırsınız?
Bekarım, belki günün birinde bende anne olurum . Boş zamanlarımda dalarım lisanslı voleybolcuyum, motor kullanırım. Son 6 ay içinde yoga ile tanıştım ve hayatımın büyük bir bölümünü kaplıyor o kadar etkilendım ki bebek yogası eğitimi aldım. Birthlight; anne ve bebeklerinde yoga keyfinden mahrum kalmalarını istemiyorum. Hadi anneler hem emzirelim hem yoga yapalım

19 ay emzirmiş ve hastalık nedeniyle bırakmış bir anne olarak emzirme macerama katkısı olan insanlardansınız. Size çok teşekkür ederim. Bu güzel enerjinizi neye borçlusun.

Enerjimi nerden alıyorum??? ...çok zor bir soru...hayatı seviyorum..enerjimi küçük meleklerden alıyorum ...Bakışları,gülüşleri ve kokularından desemmm ... :)

Vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederim size Beyhan hemşire. Umarım dediğiniz gibi emzirme danışmanlığı ciddi bir şekilde eğitim almış kişilerce ve kurallarına uygun, profesyonelce gelişir, uygulanır. Şimdiye değin emziren annelere verdiğiniz destek için bir kez daha teşekkürler.

Emzirme Danışmanı Beyhan Numan İletişim:www.emzirmedanismani.com
GSM: 533 282 6627
Emzirme Danışmanı Beyhan NumanFacebook Sayfası

8 Temmuz 2011 Cuma

Hastane bavulunuz hazır mı?

Bebek yolda, hatta artık karnınızda son haftaları. Geldi gelecek, bir süpriz yapabilir yada doğum tarihini geciktirebilir. Ama olsun, son dakikaya kalmaması için 7. aydan itibaren hastane bavulu hazırlanmalı ve o hastane bavulu doğum için sabırla bir kenarda beklemeli bence.

Ata' yı beklerken 7. ayda bavulu hazırlamış, kapının kenarına koymuştum. Normalde bu kadar titizlenmem ama ne olur ne olmaz demiştim kendi kendime. O minicik tulumları, zıbınları ( ki bence acayip kullanışsız şeyler) yıkayıp ütülerken çok duygulanmıştım. Hatta ve hatta salya sümük ağlamıştım. Hamilelik işte... Ona buna ağlıyor insan :)

Önce hastane için ayırdığım bebeğimin cicilerini sabun ile yıkadım. Bir güzel ütüledim. Sonra bir tülbent ile bohça gibi yapıp kenarlarına nazar boncuklu iğneler eklemiştim. Sonra kendi kıyafetlerimi ve gerekli şeylerimi hazırlamıştım. Bir de doğumhaneye verilecek bebek kıyafetlerini ayrıca paketleyip üzerine "doğumhaneye verilecek bebek kıyafetleri" yazıp Ata'nın adını sanını iliştirmiştim. Böyle durumlarda işi şansa bırakmaya ve zaman kaybetmeye tahammülüm olamazdı sanırım.

İşte doğum için gerekli çantanın içindekiler listesi:

Anne İçin

1.Gecelik - 2-3 takım Emzirme için uygun olmalı.
2.Sabahlık - 1 takım Ziyaretçiler geldiğinde yada yürünmesi gerektiğinde.
3.Çorap
4.Terlik
5.Külot - Bol bol Hamile külotları da uygun olur.
6.Emzirme sütyeni - 2 adet
7.Göğüs pedi - 1 paket
8.Hijyenik ped - 1 paket
9.Diş fırçası
10.Diş macunu
11.Tokalar
12.Makyaj malzemeleri
13.Hafif kokulu deodorant
14.Losyon
15.Kirli çamaşır torbası
16.Fotoğraf makinesi - Şarj cihazı pili vb.
17.Kamera - Şarj cihazı pili vb.
18.Kullanılan ilaçlar ve reçeteler
19.Evlilik ve nüfus cüzdanı
20.Sağlık sigortası belgeleri

Bebek İçin
1.Bebek bezi - 1 paket Küçük boy
2.Islak mendil - 1-2 paket
3.Hastane çıkış seti - 2 adet
4.Tulum - 2-3 adet
5.Yelek-hırka vb. - 1-2 adet Her ihtimale karşı
6.Havlu 3-4 adet Küçük boy
7.Önlük 3 adet
8.Battaniye İnce bir adet olması önemli.
9.Kirli torbası
10Ana kucağı-bebek taşıyıcısı
11.Biberon Her ihtimale karşı
12.Pişik kremi Nivea' nınkinden çok fayda görmüştüm.
13.Anı defteri Dilek ağacı da olabilir.
14.Bebek şekeri Ben kendim yapmıştım.
15.Nazar boncukları İnanıyorsanız, ihmal etmeyin :)
16.Oda süsleri Balonlar, kapı süsleri vesaire.
17Bebeğe dinlettiğiniz cdler Müzik yayını için gerekli diğer techizat.



Ayrıca refakatçiler için atıştırmalık birşeyler de bu listeye eklenebilir. O gününüzü özel kılacak bir fotoğrafçı davet edip özel bir albüm oluşurabilirsiniz. Bizim fotoğraflarımızı hem eşim Çağatay Atasağun hem de sevgili dostumuz, fotoğrafçımız Neriman Kaftancıoğlu çekmişti.

Doğum anına kadar stresi tavan yapan ben, doğumdan sonra acayip gevşemiştim. Keşke daha relaks olsaymışım. Müzik dinleyip daha da gevşeyebilirdim belki ama aklıma bile gelmedi. Bir de keşke daha kolay emzirebileceğim bir kıyafet seçseymişim. Üzerimdeki geceliğin süsünden püsünden epey bir zorluk yaşamıştım :) Acemilik işte :)

Doğum yapacak anne adayları, naçizane tavsiyem; siz siz olun, o gün bol bol gülümseyin, güzel görünün, bebeğinizi koklayın, saate aldanmayın, istedikçe emzirin. İç seslerinizi hep takip edin. Kafanızın karıştırılmasına asla izin vermeyin.

Sağlıklı ve mutlu doğumlar, mutlu günler... Sütünüz ve neşeniz bol olsun.

26 Nisan 2011 Salı

Diren bebeğin direnişine katılın!

Geçen hafta Nurturia'da ööööylece gezinirken denk geldim Diren bebeğe.

5 aylık doğmuştu ve küvözde yaşam mücadelesi veriyordu. Dahası ailesinin durumu masraflarını karşılamaya yetmiyordu. Grupta gördüm ki herkes kendince yardım etmeye çalışıyor. Daha büyük bir çare bulmalı dedim ve bunu yazmaya karar verdim.

Durum şu:
Salman Çetin'in ilk bebeği 5 aylık 630 gr.olarak doğdu 2 aydır Ümraniye Atlas Hastanesinde küvözde yatıyor. Bebeğin organları çalışmadığı gibi pek çok komplikasyon geçiriyor en son gözlerini kaybetme riski olduğundan dün Cerrahpaşa hastanesinde tek gözünden ameliyat oldu 10 gün sonra diğer gözünden olacak.
Devlet erken doğan bebeklerin küvöz masrafını karşılıyor fakat bebeğe sürekli olarak özel ilaçlar veriliyor. Beyindeki kılcal damarlarda sürekli kanama oluyor, böbrekleri çalışmıyor her gün ayrı bir sorunla karşılaşılıyor. Arkadaşımız 680 TL maaşla çalışıyor ve bir ambulans için 500 tl vermesi gerekmiş dün.


Kimsenin böyle bir mücadelede yalnız olmasını istemem, düşünenmem bile bunu. Anneciğinin, babacığının hali nedir, kimbilir :( Yapıalacak çok şey olabilir, Belki gönderilecek 10 tl ile Diren bebeğin direnişine katılabilir, hayata tutunmasına büyük bir katkı sağlayabiliriz.

Diren bebeğin babası Salman bey EDS isimli firmada çalışıyor. İletişim bilgileri web sitesinde mevcut. Bebek Atlas hastanesinde yatıyor.

Haydi durmayın, bu direnişe katılın!!

18 Şubat 2011 Cuma

Cinsiyet tahmin testleri toplatılıyor!

Bebek marketlerinin kasalarında sıkça gördüğümüz "cinsiyet tahmin testleri" Sağlık Bakanlığı'nca toplatılıyormuş.

Konu ile ilgili resmi yazıyı buradan okyabilirsiniz.



Bunun çok çeşitli nedenleri olabilir diye düşünüyorum. Bundan 1.5 yıl kadar önce bir arkadaşım bebeğinin cinsiyetini öğrenmek için koşa koşa en yakın hastaneye gider. 17.haftadadır, doktoru izinde olduğu için eve yakın olan hastaneye giderek ultrasona girmek ister. Hastane yetkilileri bunun "Sağlık Bakanlığı tarafından yasaklandığını" sadece hamilelik takibinizi yapan doktorun bunu söyleyebileceğini iletmişler. Çünkü çok sayıda "kız mı?aayyy ben erkek istiyordum, aldıralım" yada buna benzer, sağlam fetus kürtajının gerçekleştiğini söylemişler.

Duyunca kanım donmuştu.

Bu alet amacı pek de iyi olmayanlara yönelik hizmet edebilirmiş gibi geldi bana.

Yorum sizin.

Ha bu arada, yetkilelere duyuralım, madem toplatılıyor, ben pek çok mağazada halen daha satışının yapıldığını gördüm.

Karar sizin.

Aslında amaç, çocuğun ihtiyacı nedir, bunu farketmek lazım

Uzman Psikolog Nilüfer Devecigil anlatıyor.

10 Şubat 2011 Perşembe

Şirinlere bakın :)





İşte favorim: Charlie bit me! :)




İyi seyirler

6 Şubat 2011 Pazar

En son ne zaman "mutlu" oldunuz?




Facebook
ve Twitter da sordum bu soruyu.

Kişisel profilimde epey ilgi gören bu soruya gelen yanıtları okurken "mutlu" oldum :)

İşte arkadaşlarımın yorumları ...

Bugün... :)

oğluşumun kokusunu burnuma çektiğim her an:)

bu sabah kahvaltı için Tammo pankek yapınca. (bilin bakalım bu kim? (((: )

Su an..:)

ben hp mutluyum.... ki.......

oğlum tatilde 5 gece koynumda sarmaş dolaş uyuduğunda :)

Oğluma her sarıldığımda yani hergün. Allah ekskliğini göstermesin

Az önce oğlumun altını değiştirirken o kadar güzel ki poposu :)))

bugün,bir haftadır benim canıma okuyan dişimi çektirdim veee çoook mutlu oldum


Ben de şunu yazdım:

Gördüm kiiii; benim arkadaslarım küçük seylerle çok büyük mutluluklar yaşıyor. Hepinizi ayrı ayrı kutluyorum. Kendimi de tebrik ediyorum; böyle güzel insanlarla dostluklar kurduğum için:) candan selamlar:)


NOT: Bu arada hep "oğlan anneleri mi mutlu" :) Kız anneleri ne der? :)

Peki siz en son ne zaman "mutlu" oldunuz ???

4 Şubat 2011 Cuma

Saçmalasak da mı saklasak!

Duymayan kalmadı Defne' nin haberini. Başım hala güm güm vuruyor. Dün bütün gün sadece cenazede çekilmiş kareleri düşündüm durdum. Gece saat 1 olmuştu ve ben "ne olacak bebeği" diye diye bir hal olmuştum. Eminim "yeni anne" olan herkes çok düşündü benim gibi, herkes çok üzüldü ama küçük bebeği olanlar ciddi sarsıldı bence.

Haberi ilk duyduğumda, hiçbir ayrıntıdan haberim yoktu ama " evde bebişko vardı, neden eve gitmedi ki" sordum saf saf , kendi kendime tabi... :( Öyle üzüldüm öyle üzüldüm ki... Çünkü benim oğlum da 17 aylık ve bu acının nasıl bir şey olacağını tahmin bile edemiyorum ama bir şekilde hissediyordum işte. Ben sadece düşündüm sessiz sessiz ama aile ve bebek kavramalrına soooonnn derece uzak bir isim Hıncal Uluç epey ağır bir yazı yazmış, ölen birinin arkasından. Bütün hissiyatımı Facebook taki statume yazmıştım. Arkadaşlarımın tepkisini tahmin bile edemezsiniz...

Bir çocuğun ileride annesiyle ilgili karşılaşmak istemeyeceği türden ağır şeyler yazmanın hazzı nasıl birşey, biri bana anlatsın??!!!

2 Şubat 2011 Çarşamba

İnanamıyorum :(

Hayat çok kısa, çok acımasız demişti çokoprenses. Defne Joy' un fotoğrafını görünce acaba eşini mi kaybetti dedim :( Hemen Habertuk'u açtım. Aaaaaa...dondum kaldım. Gitmiş, uçup gitmiş :(

2 gün önce haberleşmiştik :(



O kadar üzgünüm ki...

Acılı ailesine sabır diliyorum.

Ne olacak o minik yavru kuş şimdi :(

Offf Allahım :(

31 Ocak 2011 Pazartesi

Çok güzel şeyler bunlar...

Bilenler bilir, cicili bicili şeylere bayılırım, hatta Ata' nın doğumuna yakın çılgınlar gibi bebek süsleri ile evi doldurmuştum. Tabi o zamanlar bu kadar bilgi ve fikir sahibi değildim. Beğeniyordum işte her bir şeyi :)))

Doğurdum ama hala daha o kapı süslerine, bebek şekerlerine ne bileyim, bebek bezi pastalarına bakmaktan kendimi alamıyorum.

Çağatay doğum fotoğraflarını çektiği ailelerden bebek şekeri getiriyor mesela, ben de onları bir raf yaptım orada biriktiriyorum. Allahım, ne yaratıcı, ne kadar farklı ne kadar güzel şeyler var.

Bir de evde çekimler oluyor. Bazen maaile gidiyoruz anneye makyaj poz yardımı, yansıtıcı kullanımı gibi en tatlı amelelikleri candan yürekten yapıyorum ben de... En son gittiğim evde işte bu süs püs merakımdan ötürü bana bir haller oldu. Kal geldi mi denir, ne denir. Bebeğin kapı süslerini, şeker sepetini, altın yastığını görünce nefesim kesildi. Olamaz, olmaz! Yok böyle şeyler piyasada. "Mine bunları nereden aldın" dedim, ben yapıyorum demesin mi??????????? Uuuuuuuuuuuuuuvvvv ... hemen internet sitesine daldım: mybabyladybugs.com

Sitedekiler çok hoş ama bir de Mine' nin elindekileri görün: İNANILMAZLAR. Veee, o işçiliğe istediği rakamlar ÇOK KOMİK :)

İşte bayıldıklarım:










29 Ocak 2011 Cumartesi

Sebzeli Makarna iştah mı açıyor?


Başlık sebzeli makarna ama içinde olanlarla birlikte yazılmaya kalktığımızda havuçlu, kerevizli, domatesli, biberli .... makarna olacağı için kısa kestim "Aydın havası" oldu :) Çok da başarılı olunca "hadi yazayım" dedim.

Gece saat 1 ve ben oturmuşum yemek tarifi yazıyorum şu anda. İki şey düşünüyorum. Birincisi ; "Deli miyim, yatıp uyusam ya!"
İkincisi; "Allahım bu ben miyim" :)))

Bu saatte hiçbir kuvvet bana iş buyurup yaptıramazken, özene bezene tarif yazmaya niyetlenen kendimi alkışlıyorum. Bunun en az on tane sebebi vardır herhalde. Aklıma gelenler:
- Çok güzel oldu, paylaşayım ki güzellikler artsın, hahahahaha :)
- Makarna seven bebelere sebze kültürü ve sevgi aşılamak için iyi bir yol olabilir.
- Ata gibi diş çıkarma döneminde olup, mızır mızır mızırdanan ve annesine kök söktüren afacanları doyurma konusunda cinnete hazır annelere belki bir nebze yardımım olur.
- Yazıyorum, rahatlıyorum... vb.gibi

Bu arada yukarıdaki 4 maddenin tamamı benim. Benim hayatım, benim bakış açım, hatta benim çektiklerim ve rahatladığım şeyler... :)))

Ata diş çıkarıyor ve son derece keyifsiz. Mız mız mız! Öyle ki rüyamda bile mızırdanış sesleri var. Tabi uyuyabilirsem. Yemeyen, haliyle uyuyamayan bir çocuk, sürekli paçamı çekiştirip "amini-amini-amini" (al beni-al beni-al beni )nakaratı, hiçbir işini doğru düzgün yapamayan ben, yemek dahi yapmakta zorlanan, yapsa da yediremeyen ben, sonunda bugün 2 dakika nefes alacak zaman bulup bu makarnayı yaptım ve ATA YEDİ!!!! :)))

Ata yedi.
Ata yemek yedi.
Ata makarnasını yedi.
Hem de tamamını! :)
Çok ızdırabı var yavrumun, belli ki çok canı yanıyor ama o yemeyince ben kendimi öyle kötü hissediyorum ki... :( Eminim herkes böyle hissediyordur.

Öyle ki son 1 haftadır ne yemek ne uyku ne neşe ne de keyif... Hiçbiri bu adreste yoktu. Şimdi bu makarnayı yemiş ve uyumuş bir çocuğun annesi olarak, tarifi paylaşmayayım da ne yapayım. Bu saatte bile olsa, yazmayayım da ne yapayım a dostlar! :)))

Tamam, tamam; sadede geliyorum :)

Bir tane soğanı incecik, minicik doğradım. Zeytinyağıyla 1-2 dakika kavurdum (normalde yapmam ama bu kokunun Ata' nın iştahını iyice açacağını düşündüm ve sanki öyle oldu )Bir diş sarımsak attım. Bunlar kısık ateşte kaynaşırken bir havucu tavla zarı kıvamında doğradım. Attım tencereye bir güzel kavurdum. Onlarda kaynaşıp yenileri beklerken 1 tane kerevizi yine tavla zarı şeklinde doğrayarak attım. Sonracığıma ayrı bir tencerede makarnayı haşlamıştım ki, baktım olmuş, onu da tencereye attım. Yine karıştırırken 400 gr kadar domatesi minik minik doğrayarak ekledim. Derin dondurucuda bekleyen yaz aylarından kalma biberleri de ekleyince, mmmmmmmmmmmmmmm, missssssss gibi oldu :) Tuz filan yok, zaten gerek de yok ama belki bir çay kaşığı tuz olabilir.

Servis yaparken üzerine kaşar rendeledim; Üfffff üfffff üffff! :) Ata yemesin de ne yapsın şimdi :) Ev halkı sildi süpürdü tabağındakileri ;) OLEY! Zafer benimdir! :)))

Bunu yazın patlıcanlı ve her mevsim kıymalı olarak da deneyebiliriz sanırım.

Nice zafer bayraklarına :)))

Afiyet olsun.

Sevgiler

28 Ocak 2011 Cuma

Bebekler İçin Mozart

Bu video bir doktor tarafından hazırlanmış. Ata çok beğendi :)

Paylaşmak isterım.

Sevgiler

25 Ocak 2011 Salı

Geriye Dönük Oto Koltuğu Meselesi


Ata doğduğunda dedesi İrem Bebe' den Chicco Bebek Arabası & Oto Koltuğu hediye etmişti.

Geriye dönük seyahat ettiği için bir süre oto koltuğu meselesini düşünmedik.

Ama artık "geriye dönük oto koltuğu" düşünüyoruz. Nedenleri burada üm ayrıntılarıyla mevcut. Volvo kullandığımız için ona uyumlu bir araç koltuğu ararken Volvo' nun kendi sitesinde önemli açıklamalar okuyunca uzatmadık, geriye dönük oto koltuğu alacağız dedik.

Şimdi sıra temin etme kısmında ve aradığımı buldum.

Teşekkürler Damla, teşekkürler herkes :)

Sevgiler

Tebrikler! Hamilesiniz :)



İşte yeni bir bebek heyecanı kapıda. Aslında kapıda değil kalbinizin tam ortasında :)

Kaç aylık, boyu posu nedir? Nasıl anladınız? Heyecanınız nedir? Bunları bence bir defter yada blog tutmaya başlayarak yazın derim. Ben uzuuuuun bir süre defter tutmuştum. Bana ve bize özel şeyleri blogda yazmak yerine bebeğime yadigar kalacak bir nesnede saklamak istemiştim mesela :)Tercih sizin :)

Bu güzel yolculuğun her ayrıntısını izlemek için size tavsiye edebileceğim en iyi sitelerden ilki Dr. Kaan Kocatepe' nin hafta hafta gebelik indeksi olacak.

Bunun dışında; ikinci olarak önerebileceğim Türkiye' nin en kapsamlı "bebek" sitesi olan; -aynı zamanda yazarı olduğum- bebek.com'a üye olabilir, oradan gelişim bültenleri alabilirsiniz.

Bitmedi! kucukinsan.com da epey iyi bir site. Buradan da bilgi alabilir, haftalık gelişim bültenlerini posta kutunuzda bulabilirsiniz.

Diyelim ki bebeğiniz 8. haftalık. Şimdi o bir üzüm tanesi kadar ve meshane üzerinde, rahim içinde büyümeye devam ediyor. Sık sık tuvalete çıkma ihtiyacı hissedebilirsiniz. Çok normal. En ufak bir şeyde doktorunuza danışmayı unutmayın. Haftanın ayrıntılarını href="http://www.gebelik.org/dosyalar/haftalar/hafta8.html">buradan okuyabilirsiniz.

Sinir stres yapmayın, saçınızı boyatmayın vesaire. Ben Ata'ya hamile olduğumu öğrendiğim an, ruj, oje, parfüm, rimel, şampuan... aklınıza ne gelirse hepsini bıraktım. Saçımı sabunla yıkadım hatta :) O kimyasalların hiçbiri bizimle dost değil bence ve vicdanım elvermediği için 9 ay 10 gün ve devamında en az 12 ay süssüz püssüzz gezdim. İyi ki de gezdim! Ata' mın sağlığı keyfi yerinde ya, gerisi hi-ka-ye! :)

8.haftanın tavsiyesi: Bebek isimleri sözlüklerini tarayın. Kız veya erkek isimlerinden favori isimlerinizin listesini çıkarın :) Tabi isim kafanızda mevcutsa durum başka :) Biz erkek olursa ATA olsun demiştik ve Ata' nın geleceğini öğrenince isim konuusnuda erkenden halletmiş olduk. Orjinal, bebeğin varlığını yüceltecek ve onurlandıracak isimleri tercih etmeniz hem eskilerin bir tavsiyesi hem de bilimsel bir gerçek artık.

Hadi bakalım, sağlıkla büyüsün bebişko :)

5 Ocak 2011 Çarşamba

İkinci çocuğu ne zaman yapmalı? Anne görüşleri 1

"İlk çocuğunu çok iyi yetiştir ki, o da geriden gelenleri yetiştirecek" diye bir deyiş varmış Amerikalılarda. Ben de bunu sevgili Pratik Anne'nin bu yazısında okudum.

İşte çok deneyimli bir anne olan Pratik Anne nin yazdıkları burada. Bir de bu yazısı var.

Kesinlikle okumalı ...

Yeni bir bebek mi???

Ata & Ebru

Foto Not:İki çocuklu olmak nasıl birşey bilmiyorum ama bu iki kuzen çok tatlıydılar bu yaz. Sanırım ilk çocuğun kız olması büyük avantaj :)

Haftasonu Çağatay 2 gün üst üste doğum fotoları çekmiş ve her ne hikmetse 2 gün üst üste doğumduğum düşünülüp, dünyanın tebriğini almıştık. Bkz:burası :)))) Durumla dalga geçerken, birden aklıma geldi ve kendimce yeni bir bebek meselesini açtım. Anneler görüşlerini ve yaşadıklarını paylaştı.Bir kez daha teşekkürler.

Bu akşam oturup uzun uzun uzman görüşlerini araştırdım.

"Çocuk iki yaşına geldiğinde artık şefkat duyguları gelişmiş, anneden ayrılış anksiyetini daha az şiddetli yaşar olmuş, annenin sürekliliğine ve devamlılığına inanmış ve kendi bağımsızlığını ilan etmiş olur. İki yaşından sonra yeni bir bebek gelebilir.Aileya katılmasının katkıları büyük olur."

Prof.Dr.Sabiha Paktuna Keskin

"Kakalı bez olayı bitince ikinci bebek gelebilir."

Dr. Kadir Tuğcu

"2 yıldan önce anne yeniden hamile kalırsa kendine iyi bakmalı, iyi dinlenmeli ve iyi beslenmelidir".

Dr.Kaan Kocatepe

"Çocuklarda kardeş yaş aralığının ideali yoktur. Ancak iyi anlaşmalarını isterseniz minimum 3 maksimum 5 olmalıdır."

Okul Öncesi Eğitim Dersi Hocam Prof. Dr. Tanju Gürkan

Aslında yeni bir bebek isteyenler düşünmeli derim acil olarak bebek isteyenler için. Ama biliyorsunuz, bazı bebekler planlara bakmaz, istediği zaman gelir işte! Ve bu bence hayatın en güzel süprizi olur :)

Bkz: Ata Atasağun :)))))

20 Aralık 2010 Pazartesi

Çok şekerler

Çağatay' ın yaptığı son çekime ait kareler çok keyifli. Bebeğin mutluluğu aileye ne güzel yansımış öyle... :) Ben çok beğendim. Bir de siz bakın :) Belki hemfikirizdir. :)

Sevgiler

Aylin

6 Kasım 2010 Cumartesi

Gereksiz işler müdiresi, bendeniz...

Ne kadar gereksiz işlerle uğraşmışım meğer. Doğum iznim bitince anladım. Ata'nın doğumundan 9 aylık olana kadar geçen süreyi saymazsak Temmuz'dan beri gerzekçe bir misyon edinip milletin derdine derman olmak için saatlerimi harcamışım ama sonuç koca bir hiç.

Anne bebek forumlarında birbirine antibiyotik yazan annelerle uğraşırken çoğu moderatörle gırtlak gırtlağa geldim. Kendimi kınıyorum, mahkeme orada halbuki, ver dilekçeni uğraşsın dursun karşı taraf. Ama hangi birini mahkemeye vereyim kardeşim, dolu..Ortalık vasat moderatörden geçilmiyor.

Mama firmalarıyla yazıştım uzun uzun. Ne gerek var! Verme çocuğuna olsun bitsin! İlla ki o var bu var şu var, sen bal gibi biliyorsun, bile bile bu nanaleri çocuğuna yedirmek içirmek isteyenler düşünsün!Sana ne oluyor???

Anne sütünü destekledim, moderatörlerden veto yedim. Emzirmeyi ve anne sütünün kalitesini tartışan gruplarda anne sütünü arttırmak için çabalarken "reklam" yapmama takılındı ve uyarı aldım. Ah Aylin Ah!!!!!!!!!!Adam olmayacaksın sen, sallaaaa! Sana ne, sana neee!!!Sen iç bu çayları. 15 aydır emziriyorum bir 15 ay daha emzirsem olur hani şu çayla... İsteyen arasın bulsun, ben niye tırmalıyorum ki! Değil mi ama!!!

Doğum izni arttırılsın, anneler bebekleriyle daha uzun süre ilgilensin diye debelenme girişimindeyken kendi doğum iznimde bebeğimle ilgilenme fırsatı bulamayacak kadar iş talebi gelmesi doğrultusunda, eh artık , mğsadenizle... Çayımı elime alıp film izlemeye gidiyorum! Müsadenizle!

Pazartesi iş başı; herkese güzel geceler!

Aylin

Not: Bakalım bu boşverme eylemim kaç gün sürecek?

11 Ekim 2010 Pazartesi

Yürümek, diş çıkarmak, konuşmayı öğrenmek, kendini tam ve doğru ifade etmek, anneyle babayla sürekli oyun oynayabilmek, heryeri kurcalamak, keşfetmek ... Hepsi birden iç içe olunca ne zor, ne ağır, ne kadar çok enerji isteyen birşey.

Bir de annenin istekleri binince: yemek tabağındakileri bitirmek, zamanında uyumak, onlar cıssssslarla başa çıkmak... Bir bebek için çok değil mi düşününce...

Çok şey istiyoruz çocuklardan...
Haksızlık ediyoruz.

Bence, Aylince...