özsaygı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
özsaygı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Nisan 2011 Perşembe

Artık fiziksel olarak anne değilim, ama...

İlk gün:

Bundan 1o gün önceydi; doktora gittim, inceledi, baktı etti ve yapılması gerekenleri anlatırken "artık emziremezsiniz" deyince şoka girip, "durun ben bunu bir düşüneyim" gibi garip bir laf etmiştim. Sanki düşününce anında iyileşecekmişim gibi gelmişti, ne yapayım. Çaresizlik işte. Sonra eşime ve doktorun yüzüne bekıp "ben buna hazır değilim" Ata hiç değil. O ana kadar emzirme odası aramış, 1 metre karelik bir odacığın önündeki izdahamı görüp arkamıza bakmadan kaçmıştık. Bu nedenle Ata hala daha "meme meme meme" diye sayıklıyordu.

Çıktık; meme diye yolda yakamı bağrımı yoldu.
Eve geldik; meme diye üstümü paraladı.
Uykusu geldi ; meme diye ağladı.
Artık dayanamadım ben de ağlamaya başladım. İlaçları içmiştim çoktan. Artık süt veremezdim. Kayınvalidem aldı, kucakladı ve uyuttu.

Akşama kadar ara ara başıma gelip, "anne meme" dedi bir kaç kez. Öpüp koklayıp şakalaştım önce. Kendimi geceye hazırlamak zorundaydım bir yandan.

Dırırırırırımmm! Gece oldu. Oğlum, yavrum, canım, bebeğim "anne meme" diye ağlamaklı bir sesle yanıma geldi. Kucakladım, göğsüme yatırdım. Çok yumuşak bir sesle konuşmaya başladım.
-"Ata'cığım, hatırlıyor musun, bugün doktora gittik. İlaç verdi, artık Ata'ya süt veremezsiniz, ilaçlar yüzünden hasta olur, dedi. Sonra seni kucağına aldı, sevdi, sarıldı" ... Hatırlıyor musun annecim?
-Ata: ( ağlayarak )Doktor..... meme meme memmmmeeee mmeeemmmmmeeeeee
....!!!!

Baktım ki oğlum "ben anlamam! banane! meme!" diyor...

-"Atacım, ağlamakta çok haklısın bir tanem. Ben olsam ben de ağlardım. Ah canım yavrum. Ağlamana dayanamıyorum ama şimdi kollarımdasın. İstediğin kadar ağlayabilirsin. İstediğin kadar bana kızabilirsin. Çok haklısın bir tanem. Kollarımdasın, seni hiç bırakmıyorum. Sana sarılıyorum, seni öpüyorum, kokluyorum. Seni çok seviyorum. Meme vermediğim için seni sevmiyorum sanma. Seni çok seviyorum. Ağla bebeğim, peki... Ağla..."
-Ata: "peki, peki, peki, peki, annnnneeeee, ühüüüü, memeeeeeeeeeee...."

Bu ağlama 15 dakika kadar sürdü sonra uykuya daldı. Sabah kadar göğsümden indirmedim.

İkinci gün

İlk gün kadar net hatırlamıyorum aslında. Ancak her istediğinde doktorun dediklerini, artık veremeyeceğimi, onu çok sevdiğimi... kucağıma alıp sıkı sıkı sarılarak anlattım. Ağlamasını, verdiği bütün tepkileri saygıyla kabul ettim. Gece yine göğsümde ağlayarak uyudu. Ama biraz daha kısaydı belki; fakat ilk günkü gibi derinden sızlatmıştı kalbimi. Sonra aklıma komik tekerlemeler, kısacık bir dandini dandini, ardından apartmanın içinde ve dışında kim varsa uyku yoklaması çekme fikri geldi.

Üçüncü, dördüncü, beşinci, altıncı ve yedinci günlerde bunu uyguladım. Babanne uyumuş, Semen Abla uyumuş, Avukat amca uyumuş, Aysel teyze uyumuş, Dilek Hanım uyumuş, Yelda uyumuş.... apartmanda kim varsa fısıldayarak saydım. Sonra alt kattaki veterinerdeki 10 tane yavru kediye isim takarak şaşmaz bir sırayla saydım. Bıcır uyumuş, gıcır uyumuuuşşş, minnoş uyumuşşş... sonunda bir kaç kez meme isteyip uyumaya geçti. Ama bu formül acayip işe yaradı. Sanırım her defasında memesiz uyuması gerektiğini anladı. Dördünce gece miydi, tam hatırlamıyorum. Kucağıma alır almaz; "Semen???" dedi. Uyumuş Atacığım, "Bababi(babanne)???" "uyumuş" dedim. Sonra bir baktım benim Ata uyumuuuuşşşş. Süper! Bu uyku yoklamasını çok sevdi ve kendini iyi hissediyor. Bu hep birlikte uyuma sloganı çok işe yaradı. Zaten tam zamanıydı.

Son günlerde ise "Atacığım hadi hep beraber uyuyalım" diyorum. Birbirimize sarılıyoruz. Biraz ninni söyleyip ardından kısa bir uyku yoklamasıyla uykuya dalıyoruz. Masaj yapmak da iyi bir formül.

2009 yılının ilk günlerinde öğrenmiştim hamile olduğumu.Hamilelikti, emzirmeydi derken neredeyse dolu dolu 2.5 yıl canımla kanımla sütümle Atacığıma annelik yapmaya çalıştım. Şimdi, artık, fiziksel olarak anne değilim ama Ata' nın kendi kendine uyumaya başlaması ve bunun onda yarattığı olumlu değişimi görmek garip bir gurur veriyor bana.

Annelik böyle bir şey galiba; En ufak şeye sevinmekle başlayan bir kişilik olmak...