hayvanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayvanlar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Aralık 2010 Pazar

Acemi Annelere Tavsiyeler - II

Fotoğraf için teşekkürler Çağatay Atasağun


Çağatay Atasağun' un web sitesi ve blogu :)

İlk yazımdan sonra ikincisini ancak kaleme alma fırsatım oldu ve hemen bir solukta aklıam gelenleri paylaşıyorum sizinle sevgili okurlarım :)

Bu yazımda emzirme ile ilgili pek çok kez yazıp çizmiş ve didinmiş, kendi evladını en az 2 yaşına kadar emzirmek için kasmış biri olarak hislerime tercüman olmuş güzel bir yazıyı paylaşmak isterim, okyanus ötesinden, Açalya'dan...

Emzir sevgili acemi anne, korkma emzir. Ama emzirmeden önce Açalya' nın yazısını bir kere, kafan karışırsa günde 3 kere, randıman almak istersen haftada 2 kere oku derim.Emzirmek hem anneye hem de bebeğe öyle faydalıdır ki: ben de zamanında pek çok yazı yazmışım mesela... Okumak isterseniz:

Emzirme ile ilgili psikolojik gerçekler

Emmmmmmmmmmmm

Emzirme Hakkında 3-5 bilgi ve kişisel bir mesaj

Emzirmeye yeni başlayan anneler için notlar

Bunun dışında, sevgili acemi anne,

1. Pişik için: Pamuğu ıslatıp bebeğin poposunu temizlemek en iyisidir. Pişik için çok faydalı bir ürün ise Aloe Jojoba Lipsticktir. Mutlaka edin. Aloe first sprey ile nemlendirip, pamulu bir bezle kurulayarak da çok süper sonuçlar alınabilir.

2.Etrafında herşey için bir yorum yapan yada bildiğin, inandığın şeylerden çok uzak sözler duyabilirsin. Aldırma, hı hı de geç.

3.Bebeğini ağlatma ve kimsenin ağlatmasına izin verme sevgili acemi anne. Ta ki şöyle kocaman olana kadar :)

4.İnce giydir ki hafiften soğuğa alışabilsin ufak ufak.

5.Evde kedi varsa ne iyi bence. Birlikte büyüsünler, kediyi defetmene gerek yok tabi doktor ve sağlık ile ilgili önemli bir durum yoksa.

6.Emzirme sütyenleri al değişik değişik.Hem sana iyi gelir hem de bebeğine seksi olanları da var :)

7.Kimseden yardım bekleme ama zor durumdaysan mutlaka "bana yardım edin" demelisin. Yardım isteyenin bir yüzü kara, etmeyenin ise iki yüzü...

8.Haftada 2 gün -en az- dışarıya çık, dolaş, hava al :)

9.Eşine bebeği tutmayı, pışpışlamayı, altını değiştirmeyi, gaz çıkarmayı hatta bebeği yıkamayı öğret bence. Bir baba olarak bebeğe hizmet ederse hem aralarındaki bağ güçlenir, hem de anneyi daha iyi anlamak için bir fırsat oluşur.

10.Ayrıca süsüne püsüne özen göster. Hele ki evde pijamalarla hiç oturma. Kendine göre cici ev kıyafetleri yarat, saçına başına dikkat et derim :) Yoksa her fotoğrafında Wilma Çakmaktaş gibi çıkabilirsin :)

11. 3.adan sonra işe dönünce vicdan azabı çekeceğini düşünebilirsin, haklısın sevgili anne. Ancak bu çalışmaya senin de bebeğinin de ihtiyacı olduğu için oradasın. Çalışan anne olmak kolay değil, biliyorum.Hele ki minicikken bırakıp işe dönmek, bakıcı stresi... derken sen de bir stres topuna dönebilirsin. Ama unutma ki bir yandan da seni deli edecek bir postpartum psikozundan uzaklaşmak için iyi bir şey yapıyorsun.

...aklıma gelenler bunlar.

Yine yazacağım.

Sevgiler

25 Temmuz 2010 Pazar

Bu pazar

Güzel ve sıcak bir pazar günü yaşıyoruz. Bu sıcakta minik dostlarımızı unutmadık ve bir kap suyumuzu bahçeye ve sokaktaki kaldırıma bıraktık. Aslında bir kap suyu da çatıya bırakmalı, minik serçeler için :) Bu yazı bitince ilk işim o olsun.

İşte komşunun bahçesindeki sarmanlar ve tekirowski :)







Denize mi girmeli, havuza mı diye düşünürken, aslında en önemli olanın serinlemek olduğunu süşünürsek hortumla fıskıye yapıp eğlenmek aklıma daha çok yattı :)

Bu arada herkesin bahçesinde yada mahallesinde yaşayan canlılara sahip çıkmak adına en azından su ve arada yemek bırakabileceğini düşünüyorum. Bu bizim çocuklarımıza yapabileceğimiz,verebileceğimiz en insani değer ve ahlak eğitimi olmalı. Yaşam hakkında saygı... Umarım her aile bebeğine-evladına bunu vermek için gereken özeni gösterir.

Sevgilerimle,

Aylin Anne

22 Temmuz 2010 Perşembe

Güzel bir gün - dü :)

Bugün annelik yaşantımı ve oğluşumu derinden etkileyen önemli bir gündü.

Öncelikle Harvey Karp' ın notlarını okudum bol bol. EvvvveeTTTTTT! Doğru yoldayım, devam dedim kendi kendime.

Örneğin onu Şşşşşşhhhh, pış pış pış diye uyutmam çok sağlıklıydı.
Bol bol kucaklamamız,
Emzirerek uyutmam,
Kucağımda hafif hafif sallamam,
Ona gerekli ses tonu ile yanaşmam,
Sinirli ise benimde hafiften ses tonumu yükseltmem,
Ona karşı saygıda kusur etmemem,
Uzun cümleler yerine kısa kısa net konuşmam,
Uzun uzun ağlatmamam, ağlamasına izin vermemem... Tamam doğru yoldayım dedim kendi kendime.

Ağladığı ilk 4 ayı hatırlıyorum garip bir acıyla. Bu acıyı tarif etmem çok güç. Bir kutu kola nasıl ezilirse bir ayakla aynı şekilde benim de göğsüm öyle ezik ve acı dolu olarak hatırlıyorum o anları. Oturup ben de ağlardım, susturamadıkça kendime olan güvenim biterdi. Hayatın bittiği anlardı bebeğimin ağladığı anlar. Sling ile taşımak olsun, kucaklamak olsun...evin içinde 4 döndüğümüz o günleri düşündükçe gidip öpüp öpüp koklamak istiyorum onu. Allah ağlatmasın, amin.

Herneyse, ağlamaları için çizdiğimiz formüller filan hepsi okdi.

Bebekleri 0-8 ay ve 8ay-5 yaş olarak iki gelişim dönemine ayıran Dr. Karp ( ki bence az basamaklı bir ayrışım ) ikinci bölümdekileri toddler, yumurcak olarak nitelendiriyor ve onlara Cave Man, mağara adamı sıfatını yakıştırıyor. Tabi bu dönemin içinde çok yakışıklı bir mağara adamı var ve bol bol doğayla baş başa olmasını isteyne biz anne-babası bugün onu toprakla oynaması için bahçeye bıraktık.

Mutluydu ve bize kocaman aferin demek gerekiyordu.

Doğayla bütünleşik olarak büyümek her çocuğun içinde var. Ama biz göremiyoruz işte :( Ondan hepsi sokak istiyor, ağaçlara tırmanmak, toprağı eşelemek, hayvanların peşinde koşturmak... Ya bu arada yaşadığımız yerde ne kadar az hayvan var, ne üzücü. 3-4 tane sarman kedi, 1 kırlangıç kuyruk kelebek, 4-5 tane güvercin bir de komşunun köpeğini gördük bütün gün boyunca. Ali babanın çiftliği ne kadar inandırıcı olabilir Ata için? Ne kadarını zihninde canlandırabilir? Olmaz! Olmaz! Buna acil bir çözüm şart! Eve derhal cici dostlar almanın zamanı geldi. Zaten pedagojik açıdan çok faydalı hem okuduk hem de gördük bin kez :)))

Bakalım nasıl başaracağız bu işi ? :)